menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

24 0
07.08.2026

Çerçeve yasanın gündeme geldiği günden beri bu köşedeki yazılarımda “maddelerin” değil, “mutabakatın” esas olduğunu sürekli vurguladım. Altında İmralı’dan Kandil’e, Kongre Gel’den DEM Parti’ye kadar Kürt Özgürlük Hareketi’nin zindandaki, dağdaki, diasporadaki sözcüleri “Çerçeve yasa”nın altına imza atmış iseler, devletle PKK arasındaki müzakerede ilk defa “uzlaşma” gerçekleşmiş demektir.

İfade edilsin ya da edilmesin, bu uzlaşma, Türk devletinin Başkan Öcalan’ın şahsında Kürt ulusunu ve onun mücadele tarihini fiilen kabul ettiğinin belgesidir. Uzlaşma masaları defaaten kurulmuş, ama ilk defa “sonuç” vermiştir.

Fis Köyü’nde ilk adımı silahla atılan yürüyüş birinci etabı tamamlamıştır, ikinci etap İmralı müzakerelerinin sonucunda ortaya çıkan “çerçeve yasa” ile başlamıştır. İkinci etap silahsız ve barışçı yoldan demokrasi yürüyüşüdür. Dün bir bugün iki. Henüz bu yolda yürüyüşün “ilk adımı” atılmıştır, ikinci adım henüz atılmamıştır.

Bu yasadaki hukuki “tuzakları”, belirsizlikleri, 2005’ten “öncekileri” dışarda tutma rezaletini dağdan ineceklere, diasporadan geleceklere, zindanlardan çıkacaklara, hele bir de Ortadoğu ulus devletlerinin ciğerini bilen Öcalan’a anlatma ayıbını işlemeyelim.

Öcalan neyin altına imza attığını bilir.

Gelin biraz İmralı-Kandil-diaspora dışındaki gelişmelere, ne “monşer” diliyle ne de “inkılapçı” diliyle değil de yarı-mizah diliyle bakalım.

Çerçeve yasa tasarısının altını TBMM’de DEM Parti imzalayarak kendi payına demokrasi hedefine yürüyüşün ilk adımını atmıştır.  Onların tutumunda yarı-mizahlık bir hal yok. Ağır sorumluluk yüklenmenin ciddiyeti var.

Ya AKP, MHP, hatta Butlancı CHP bu belgeyi neden imzalamıştır? Bu partiler demokrasi hedefine Kürt halkıyla birlikte yürüyecekler midir? İsteyen buna inanır, ben inanmam. Bildiğimiz onlar yasanın altını PKK’yi ve gerillayı “tasfiye” etme........

© Yeni Yaşam