menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YARIM KALAN BİR TÜRKÜ: ŞENAY AYBÜKE YALÇIN 

19 0
04.01.2026

Vatan seni gelin etmiş, şen ol Aybüke,

Bir şehit verilecekmiş, sen ol Aybüke.

Bazı türküler vardır kulağımızdan yüreğimize sızılı bir yol çizer. Bu yol pek dikenli, pek kanlıdır. Dinlerken gözyaşlarımıza hâkim olamayız; kırılır, incinir, çiçekler gibi solanları hatırlarız. Yüreğimizde hissettiğimiz bu derin sızıyı zihnimize işleyebilirsek işte o zaman türkünün hakkını verebiliriz.

Yarım kalan bir türküyü çığırmak, belki de ağıtını yakmak, soldurulan gonca gülümüzü, başta öğrencileri olmak üzere muhabbetiyle herkesin gönlüne taht kuran bülbül sesli öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı anlamak, anlatmak niyetiyle…

3 Eylül 1994 yılında Ankara’da dünyaya gelen Şenay Aybüke’nin ailesi aslen Çorum Osmancıklıdır. Annesi Zehra Yalçın ve babası Sadık Yalçın millî – manevî hassasiyetleri yüksek bir çift olmakla beraber evlatlarına da bu hisleri aşılamışlardır. Zehra Hanım Azerbaycan’da yaşanan Hocalı Soykırımı’nı anlatan bir çizgi filmde Aybüke isimli bir kız çocuğunun şehit olmasından epey etkilenmiştir. Dünyaya getireceği kızının ismini Aybüke koymak konusunda çok ısrar etmiştir. Anneciğinin yüreğine daha doğmadan düşmüştür sanki şehit Aybüke… Babaannesinin ismi olan Şenay’ı babasının isteği üzerine Aybüke’nin yanına eklemişlerdir. Bu çiftin bir de erkek çocukları olmuş ve ismini Atıf Aybars koymuşlardır.

Şenay Aybüke hareketli, neşe dolu bir çocukluk geçirmiş, müziğe olan ilgisi çok erken yaşlarda kendini göstermiştir. Henüz ilkokul yıllarında arkadaşlarını ikna ederek koro kurmak istemiş, müzik öğretmeninin desteği ve yardımıyla Etimesgut İlkokulunda müzik ve dans korosu kurmuşlardır. Ortaokuldan sonra, Körfez Anadolu Lisesinden mezun olmuş, bu dönemde Edremit Kültür ve Sanat Derneğinde halk müziği, ses ve şan dersleri almıştır. Körfez Âşıklar Derneğinin bünyesine katılmış, amatör olarak burada halk müziği ile ilgilenmiştir. Lise eğitimini sayısal alanda tamamlamış olmasına rağmen müziğe olan aşkı ile katıldığı yetenek sınavını başarıyla geçmiş, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesine yerleşmiştir. Eğitim süresince birçok enstrüman çalmayı öğrenmiş, arkadaşları ile 100 Ses korosuna katılmış kendini geliştirmeyi hiç bırakmamıştır. O, Türk milletine müziği ile fayda sağlayacak, ahlakı ile örnek nesilleri notaların içinde yetiştirecek, duyulmayan kısık seslerin gür sesi olacak, ülkenin en doğusundan en batısına kadar sesiyle yüreklere dokunacaktır.

Okulu tatile girince boş durmak istememiş ve hep merak ettiği izci gruplarına katılmış burada da aktif rol almıştır. İzci lideri, şehidimiz için “Büyükle büyük, küçükle küçük olmayı bilirdi. Kimin ne sıkıntısı varsa hemen yardım ederdi.” demiştir. Çanakkale şehitleri anısına yapılan yürüyüş ve anmalarda iki kere bulunmuş, sırtında “Dedeciğim ben geldim.” yazılı kırmızı yeleği, kınalı saçlarının üzerine taktığı kabalağı ve göğsündeki iman aşkı ile şehitlikte sabahlayan kamp ekibinin içinde bulunmuştur. Bu ekibe herkesin katılamıyor oluşu onun ısrarını pekiştirmiş, izci lideri bu yoğun ısrarlara dayanamayıp ona müsaade etmiştir. Şehit dedeleri Şenay Aybüke’yi çok sevmiş olmalılar ki dört sene sonra yanlarına almak istemişler…

Üniversiteyi bitirdikten sonra sınava giren Şenay Aybüke, Batman’ın Kozluk ilçesinde bulunan Çok Programlı Anadolu Lisesine müzik öğretmeni olarak atanmıştır. “Öğretmen oldum ben” diyerek sevincini sosyal medyada paylaşmıştır. Dönemin şartları Yalçın’ın ailesini korkutmaya yetiyor, kızlarını bir başına göndermek istemiyorlardır. Terör faaliyetleri onlarca öğretmenin canını almış, yüzlerce haneye ateş düşürmüş, yürekleri yakmıştır. Babasının gitmeyip seneye atama bekleyebileceği söylemesi üzerine Şenay Aybüke ‘’Oradaki çocukların da eğitime ihtiyacı var. Bugün devlete, millete cephe alıcı art niyetli yerlerde olabilirler. Bunları önlemek için bizlerin gitmesi lazım. Biz ellerinden tutmazsak başka kişiler ellerinden tutar, farklı yerlere götürür. Müzik ile kendimizi kabul ettireceğiz.’’ demiştir.

Eğitim dönemi başladığı vakit okulda ne bir müzik sınıfı ne de enstrüman vardır. Önce okul müdürü ile konuşan Aybüke Öğretmen’e müzik sınıfının olmadığı söylenerek bir depo gösterilmiştir. Henüz on beş günlük öğretmenliğine rağmen bütün cesareti ile dönemin Kozluk Kaymakamı Orhan Aktürk ile konuşmaya gitmiştir. Kaymakam Bey’e durumu izah ederek projesini anlatmış, yardım etmesini........

© Yeni Ufuk Dergisi