We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tanrı Uludur'dan Allah'u 'Ekmer'e muhafazakarlaşan Türkiye |Şaban Çetin

24 0 0
05.07.2022

Başlığı okuyanlar hemen bir yazım yanlışı olduğuna hükmedecektir muhtemelen. En baştan bu hükmü hükümsüz kılmak isterim. Yaklaşık kırk beş gün boyunca bulunduğum köyün camiinin hoparlöründen, bu garip telaffuzu dinlemek durumunda kalmış olmaktan dolayı, bu başlıkla bir yazı yazma gereği duydum. . Köyün delikanlı imamı, kimsenin bilmediği bir sebeple, ezan okurken çoğunlukla “Allah’u Ekmer” şeklinde telaffuz ediyor. Bu telaffuzun sebebini öğrenmek isteyenler netice alamadığından, ben de bir girişimde bulunmayı zait addettim. Üzülmekten ve uzun boylu düşüncelerin girdabına dalmaktan kendimi alamadım

Çocukluğum köyde geçti. Yaşlılar, köyün eskilerinden bir nefeste onlarca hoca ismi sayarlardı; Molla Ömer, Molla Osman, Molla Recep… Ne yazık ki, özellikle taşraya atanan imamları nitelik itibariyle tarttığımız zaman, devletimizin köyü ve köylüyü gözden çıkarmışlığına dair alametleri, çok sarih olarak görmemiz mümkündür. Ülkemizin son kırk yılının muhafazakârın devri iktidarında geçtiğini nazarı dikkate aldığımızda, bu nitelik kaybının üzerinde enine boyuna düşünmek gerekiyor. Özellikle, siyasal muhafazakârlığın dozunun artmasına mukabil, muhafaza edilmesi beklenen şeylerin ziyana uğraması ayrıca üzerinde durulmayı hak ediyor. Kırsal yerleşim alanlarındaki imam efendilerin evsafı bağlamında ise, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın meseleye yaklaşımı ve işi tutuş şekli muhakkak sorgulanması gereken bir husustur. Bir kurumun tabanındaki nitelik kaybı tavanıyla da doğrudan ilgilidir. Aksini iddia eden var ise beri gelsin.

Ülkemizde, idarenin, dine ve dindarlara en mesafeli olduğu günlerde, imamlarımızın toplum içindeki yer ve fonksiyonları, kesinlikle bugünküyle mukayese edilemeyecek ağırlık ve itibarı haizdi. Eskiden insanlar, aralarında bir sorun çıktığında mahkemelere koşmazlar, köy/mahalle imamları müracaat edilen kimselerin en başında gelirdi. İmamlar sadece dinî mevzularda değil, hemen her konuda kendilerine danışılan, istişare edilen kimselerdi. Onlara herkes saygı gösterir, onlar da herkesin iyi ve kötü günlerinde yanlarında olur, her müşküllerinde yardıma koşarlardı.

Şimdi imam efendiler kendilerini mevzuatın çizdiği sınırlara hapsetmiş durumdalar. Mesela köyümüzün imamı, her nedense, değil cami dışında cami avlusu ve içinde bile kimse ile muhatap olmuyor. Köyde vakit........

© Yeni Söz


Get it on Google Play