menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Boykotun zihnî boyutu

90 4
13.10.2025

Gazze’de soykırımı durduracak bir barış anlaşması imzalandı.

Nihayet.

İsrail askeri çekilmeye başladı.

Filistin devleti kurulmadığı sürece, ateşkes bugün ilan edilir yarın yeniden bozulur İsrail tarafından. Bugün kadar olduğu gibi.

İsrail’i durduracak en önemli adımlardan biri, bağımsız Filistin devletinin kurulmasıdır. Filistin halkının hakkını hukukunu her platformda koruyacak bağımsız bir devlet.

MTO Azerbaycan temsilcimiz Vuqar Azizov kardeşimiz Gazze hâdisesinin ne anlam ifade ettiğini, tarihin yapılmasındaki kilit rolünü anlatan nefis bir yazı yazdı.

***

“İstiğna”, bir medeniyet mefkûresidir.

“Zühd”, onun hayat tarzıdır.

İstiğna ise hikmetin kemale ermiş hâlidir-“olmuşluğun farkındalığı.”


ZÜHD: RUHUN ABLUKAYI YARMASI

Zühd kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılır; sanki dünyadan el etek çekmek, bütün dünyevi ilgileri terk etmekmiş gibi yorumlanır. Oysa zühd, sadece bedensel bir uzaklaşma değil, zihinsel bir arınmadır. Asıl zühd, çağın enformasyon bataklığından, sürekli akan bilgi kirliliğinin ve zihinsel manipülasyonun ağlarından kurtulmaktır. Çünkü insan, çağın ağlarına takıldığı sürece müstağni bir hayat yaşayamaz.

İstiğna, insanın maddi ihtiyaçlardan ziyade düşünce ve ruh dünyasındaki bağımsızlığını temsil eder. Yani asıl özgürlük, zihnin çağın tuzaklarından sıyrılmasıyla başlar. Zühd, bu anlamda istiğnanın öncülüdür; nefsin bağımlılıklarını kırarak insanı hakiki özgürlüğe yöneltir.

Bugün yaşam tarzımıza baktığımızda, görünürde modern, konforlu ve düzenli bir hayat yaşadığımızı sanıyoruz. Fakat bu görüntü, İsrail’in mekanik düzenine, Gazze’nin ise manevî yıkımına benziyor. Dışarıdan başarılı, kazançlı, üretken görünsek de iç dünyamız darmadağın. Kalbimiz kuşatma altında, ruhumuz bombalanmış şehirler gibi viran.

Kapitalizmin ağı içinde başarı, para, statü gibi ölçülerle hayatımıza yön veriyoruz. Ama hayat kalitemiz? Çoğu zaman iç huzurdan, anlamdan, derinlikten yoksun. Sosyal medyada kısa süreli tatmin arıyor, hızın ve hazın yoğun baskısında savruluyoruz. Hedonizmin seli altında kalmış bir ruh haliyle yaşıyoruz.

İşte bu noktada zühd, çağın dayattığı bu ablukayı yaran bir varoluş bilincine dönüşür. Zühd, bir kaçış değil, bir direniştir. İnsan, dünyadan kopmadan; ama dünyanın ağırlığını sırtına almadan yaşamanın adıdır bu.

Zühd, sadece bir tercih değil, bir boykot biçimidir: Nefsin tahakkümüne, çağın sahte değerlerine ve modernitenin sinsi ayartılarına karşı bir boykot. İstiğnanın tohumu, bu boykotun rahminde filizlenir. Çünkü hakiki zenginlik, sahip olduklarında değil,........

© Yeni Şafak