menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kâr hırsının karanlığında sönen 301 can

20 0
16.05.2026

13 Mayıs 2014 tarihi, Türkiye'nin kolektif hafızasına sadece bir takvim yaprağı olarak değil, yerin yüzlerce metre altında yükselen feryatların, kömür karasına karışan gözyaşlarının ve bir ülkenin vicdanında açılan derin bir yaranın adı olarak kazındı. 

Manisa'nın Soma ilçesinde, özel bir şirket tarafından işletilen kömür ocağında meydana gelen faciada; 5'i maden mühendisi toplam 301 emekçi, güvenli olmayan çalışma koşulları ve kâr hırsının kurbanı oldu. 

Aradan geçen 12 yıla rağmen, bu acı olay sadece bir "kaza" değil, neoliberal politikaların, denetimsizliğin ve insan hayatını hiçe sayan bir yönetim anlayışının sonucu olarak zihinlerdeki tazeliğini koruyor.

Bir üretim zorlaması, maliyet düşürme ve denetimsizliğin bedeli

Soma'daki facia, ne doğanın bir cilvesiydi ne de kaçınılmaz bir kader. 

Kömür damarlarının yapısı gereği kendiliğinden kızışmaya müsait olduğu, bilimsel raporlarla yıllar öncesinden biliniyordu. 

Ancak 2009 yılında maden sahasının Soma Kömürleri A.Ş.'ye devredilmesiyle birlikte, teknik gerekliliklerin yerini "ne pahasına olursa olsun üretim" anlayışı aldı. 

Başlangıçta yıllık 1,5 milyon ton üretim planlanırken, bu rakamın 5 milyon ton seviyesine zorlanması, facianın taşlarını döşeyen ana etkendi.

Eski havalandırma sistemleri ve yetersiz galeri altyapısıyla bu denli yüksek bir kapasiteye çıkılması, madencilerin hayati emniyet tedbirlerinin tamamen ihmal edilmesine yol açtı. 

Şirketin, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ)........

© Yeni Mesaj