Ortadoğu’da yeni denklem
Ortadoğu'da yeni bir ittifak konuşuluyor: Mekke Ortak Savunma Anlaşması.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bir araya gelmesi ilk bakışta İslam dünyasının kendi güvenlik mimarisini oluşturma arayışı olarak görülebilir. Ancak böylesine önemli bir jeopolitik gelişmeyi yalnızca görünen yüzüyle değerlendirmek doğru olmaz.
Çünkü daha birkaç ay önce aynı coğrafya için başka bir proje gündemdeydi: Abraham Anlaşmaları.
Donald Trump; Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır ve Ürdün'ün Abraham Anlaşmaları'na katılması gerektiğini açıkça dile getirmişti. Hedef, İsrail ile normalleşme sürecini genişleterek yeni bir bölgesel düzen oluşturmaktı.
Bugün ise Abraham Anlaşmaları'na katılması istenen ülkelerden Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı Mekke merkezli yeni bir savunma mekanizmasının içerisinde görüyoruz.
Bu tablo üzerinde dikkatle düşünmek gerekiyor.
Alternatif mi, yeni bir yöntem mi?
Mekke Paktı gerçekten Abraham Anlaşmaları'ndan farklı ve bağımsız bir bölgesel arayış olabilir.
Fakat başka bir ihtimali de göz ardı edemeyiz:
İsrail ile doğrudan normalleşmenin bu ülkelerin kamuoylarında oluşturabileceği tepki dikkate alınarak farklı bir model mi geliştiriliyor?
Başka bir ifadeyle, Abraham Anlaşmaları'na ülkeleri doğrudan imzacı yapmak yerine, aynı bölgesel stratejinin belirli hedeflerine hizmet edebilecek bir alt güvenlik mekanizması mı oluşturuluyor?
Bugün bunu kesin bir hüküm olarak söyleyemeyiz. Ancak sorgulamak zorundayız.
Çünkü jeopolitikte bir yapının adına değil, sonuçta kimin çıkarlarına hizmet ettiğine bakılır.
Üç ülkenin dikkat çekici ortaklığı
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın başka bir ortak özelliği daha var:
Üçü de ABD ile uzun yıllara dayanan güçlü askerî ve stratejik ilişkilere sahip.
Türkiye NATO üyesi. Suudi Arabistan'ın savunma mimarisinde ABD'nin........
