menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Türkiye, güven ve huzur adası olma vasfını sürdürmektedir’ demiştiler

43 0
17.04.2026

'Etrafımızdaki tüm bu istikrarsızlıklara, savaşlara ve krizlere rağmen Türkiye, güven ve huzur adası olma vasfını sürdürmektedir…

Bu ateş çemberi içinde Türkiye'yi hem güvenli bir liman hem de güçlü bir istikrar aktörü olarak ayakta tutuyoruz…'

23 yıllık tek parti iktidarının lideri Sayın Erdoğan'ın son bir haftada kurduğu cümlelerden sadece ikisi bunlar.

Hem insan başlığında, hem toplum başlığında sağlıkta, eğitimde ekonomide, iç politikada ve dış politikada yaşadığımız gerçekler maalesef bu iddiaları doğrulamıyor.

Bir maalesef daha ki (!) Erdoğan'da, iktidarı da, ittifakı da kendi gerçekleriyle yüzleşmiyor, yanlış yaptıklarını kabul etmiyorlar.

Urfa ve Maraş'ta yaşanan dehşet ilk değildi. Gidişatın bu noktaya geleceği belliydi. Bu noktada da kalmayacağı çok aşikar.

Ülkemiz, okullarda her gün bu tip olaylar yaşanmakta. Son iki olayda vefat ve yaralı sayılarımız çok olduğu için tepkilerde yüksek oldu. Ama siyaset yine duruşunu bozmadı.

İktidar ve ittifakı yaşanan olaydan duydukları üzüntüyü dile getirip suçlu olarak dijital medya ve dizileri gösteriyorlar. Bir de her zaman ki gibi 'siyasete karıştırmayın' diye de ekliyorlar.

Muhalefette üzüntü dile getirip iktidarı hedef gösteriyor. Medya ise kimin, tarafında ise ona göre ses yükseltiyor.

Vatandaş olarak hem iktidara hem de muhalefete soruyorum: Millet, size durum tespiti yapıp, üzüntü dile getirip, sebep açıklamanız için mi yetki verdi?

Suçlu kim?

Ak troller ve onların okumuş olanları anında suçluyu ilan ettiler: 'Cumhuriyet sistemi, laiklik, halife olsaydı bunlar olmazdı…' Şaka değil bizzat okuduklarım…

Diğer kesimde, Yusuf Tekin üzerinden tarikat, cemaat vurgularıyla suçlu arıyor.

Suçlu ben, sen, o, biz, siz ve........

© Yeni Mesaj