menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir “kayıp” ailesinin trajedisi…

12 45
23.02.2026

31 Aralık 1963’te motosikletiyle Lefke’den Ayirini’ye giderken “kayıp” edilen Sami Hüseyin Arap’ın sevgili oğlu Şenol Arap, babasının gömü yerinin bulunmasını ömrü boyunca bekledi ve buna ömrü yetmeyerek geçtiğimiz günlerde vefat etti. Bu “kayıp” ailesinin büyük trajedisi, pek çok “kayıp” ailesi için de geçerli: İster Kıbrıslıtürk, ister Kıbrıslırum olsunlar, pek çok “kayıp” yakını, sevdiklerinin akıbetini öğrenemeden, onların gömü yerlerine ulaşılamadan bu dünyadan göçüp gittiler. Çünkü aradan 50-60 yıllık bir zaman geçmekteydi ve sevdiklerinin kalıntılarını alıp defnedemeden gözü açık giden pek çok “kayıp” yakını eş, evlat, ana-baba, bu ailelerin yaşamakta oldukları trajediyi daha da ağırlaştırdı…

SAMİ HÜSEYİN ARAP, HALA “KAYIP”…

Şenol Arap’ın sevgili babası Sami Hüseyin Arap, 1963'ten beridir hala “kayıp”... Motosikletiyle Lefke'den Ayirini'ye gidiyordu, yaşlı ana-babasına bakmaya, bir daha geri dönmedi... 1963’teki iki toplumlu çatışmalar nedeniyle anne ve babasından haber alamayan Sami Hüseyin Arap, onların durumunu öğrenmek için Lefke’den Ayirini’ye telefon etmeye çalışmış ancak ulaşamayınca, çıkıp oraya gitmeye karar vermişti. Lefke’den Ayirini’ye giderken Gaziveran’da onun geçmekte olduğunu görerek onu durduran köy muhtarı Niyazi Hasan’la konuşan Sami Hüseyin Arap, yaşlı ana-babasına bakmaya gittiğini söylemiş, Niyazi Hasan’ın durumun iyi olmadığı yönündeki uyarılarına karşın oradan ayrılarak yoluna devam etmişti. Ancak hiçbir zaman ne Ayirini’ye ulaşabildi, ne de Lefke’ye geri dönebildi. Tam 63 yıldır “kayıp”…

Sami Hüseyin Arap’ın sevgili eşi Hursiye Hanım'la Ayirini'deki evinde 2010 yılında bir röportaj yaptıydım, eşinin "kayıp" edilişini ve yaşadıklarını anlattıydı. Bu sayfalarda yıllar önce, 2010 yılında yani bundan tam 16 sene evvel bu röportajı yayımladıydık… Hursiye Hanım da vefat etti, onun da ömrü sevdiğinin en azından defnedildiğini görmeye yetmedi çünkü “kayıp” kocasının gömü yeri hala bulunamadı…

Sami Hüseyin Arap’ın gömü yerinin bulunması için çok uğraş verdik. Onun akıbetiyle ilgili çeşitli söylentiler vardı… Bunlardan birisi, giydiği paltonun benzerliği nedeniyle bir başka Kıbrıslıtürk sanılıp motorunun üstünde giderken vurulup yaralanması ve sonra da, yanlış kişiyi vurduklarını farkeden Kıbrıslırum katillerin onu öldürüp bir yerlere gömmeleri şeklindeydi. Bu söylentiler arasında Omorfo Prastyosu’nda (şimdiki adı Aydınköy) o dönemin muhtarının evinin avlusunda bir kuyuya atılmış olduğu şeklindeydi… Bir diğer söylentiyle ilgili olarak ise bu sayfalarda 16 Ekim 2013’te şöyle yazmıştık:

“…Bir başka hikaye daha var ki o da araştırılmalı – Filyalı (Serhatköy) bazı Kıbrıslırumlar, bir Kıbrıslıtürk’ün 1963’te motosikletiyle giderken kaza yaptığını, bir bahçe gancellisinin karnına saplandığını, ağır yaralanan bu Kıbrıslıtürk’ün karnına saplanan demir parçasını kestiklerini, sonra da onu Lefkoşa Genel Hastanesi’ne götürdüklerini anlatıyorlar. Eğer bu bilinmeyen şahıs Lefkoşa Genel Hastanesi’nde vefat etmişse, büyük olasılık Ayvasıl’daki Türk mezarlığına gömülmüştü çünkü 21 Aralık 1963 sonrası hastanede ölen veya öldürülen veya çeşitli yerlerde öldürülüp Lefkoşa Genel Hastanesi’ndeki morga kaldırılan “kayıp” Kıbrıslıtürkler, Ayvasıl mezarlığına gömülmüştü… Şubat 1964’te Kıbrıslıtürk yetkililer Ayvasıl’daki toplu mezarları kazmışlar ve çıkardıkları cesetleri herhangi bir kimlik tanımlaması yapmadan Tekke Bahçesi’ne defnetmişlerdi....”

Mayıs 2010’da da özetle şöyle yazmıştık:

“Sami Hüseyin Arap, Aya İrinili’ydi (Akdeniz). Lefke’nin madenlerinde yani CMC şirketinde çalışmaktaydı... Sevgili eşi Hursiye ve iki çocuğuyla birlikte Ksero’da (Gemikonağı), madencilere verilen  CMC evciklerinde yaşıyordu...

1963 olayları çıktığı zaman işine gitmekten çekinmekteydi...  Zaten Sami Hüseyin Arap’ın tanıdığı bazı Kıbrıslırumlar da 63 olayları patlak verince onu evinde ziyaret ederek, burada güvenlikte olamayabileceklerini, Ksero’dan ayrılmalarını önermişlerdi. Sami Hüseyin Arap da eşi ve çocucuklarını yanına alıp Lefke’ye sığınmıştı...

31 Aralık 1963 günü, Sami Hüseyin Arap, Aya İrini’de kalan ve hiçbir haber alamadığı annesiyle babasını merak ederek Lefke’den Aya İrini’ye gitmek üzere yola çıkmış ancak bir daha geri dönememişti... Gaziveran’dan geçtiğini görenler olmuştu ancak ondan sonra Sami Hüseyin Arap’ın izine rastlayan olmadı... Aradan tam 47 yıl geçti ve sevgili eşi Hursiye ile evlatçıkları hala daha Sami Hüseyin Arap’ın akibetinin ne olduğunu öğrenmeyi, ondan geride kalanları almayı bekliyor... Sami Hüseyin Arap, “kayıp” olduğu zaman henüz 28 yaşında genç bir delikanlıydı...”

ŞENOL ARAP DA GÖÇÜP GİTTİ…

"Kayıp" Sami Arap ile eşi Hursiye'nin iki evladı vardı: Şenol Arap ve Şenel Akcan... "kayıp" Sami Arap'ın sevgili oğlu Şenol........

© Yeni Düzen