“Seyfi Atadeniz abimiz ve Baf’tan hatıralar…”
Ulus IRKAD
(Değerli arkadaşımız, Araştırmacı-yazar Ulus Irkad, Ocak ayı sonunda vefat eden Seyfi Atadeniz’i ve onunla Baf’tan hatıralarını yazıyor… Yazısını teşekkürlerimizle paylaşırken, Seyfi Bey’in ailesine de başsağlığı diliyoruz. S.U.)
Bu yılın Oca ayı sonunda kaybettiğimiz Seyfi Atadeniz abimizle ilgili bir anda belleğimde yer etmiş Baf’tan hatıralar, kalemime dökülüyor: Mustafa Süselek’in gazinosu ve Baf, 1974 sonrasında ölülerine şimdi de ağlıyor mu acaba?
Hafızamda Mustafa Süselek’in 1963 öncesi Baf Polis İstasyonu ve Baf Kurtuluş Lisesi arasındaki park halindeki bizim “gazino” dediğimiz yeri (Burası 64 olayları ile terkedilmiş bölgelerdendi…) Mustafa Dayı 1963-64 Olayları sonrasında Hanımı Şifa abla ile oğlu Seyfi abi ve gelini Keziban abla ve çocuklarıyla birlikte aynı evi paylaşıyorlar. Tek-tük mevcut olan Baf kahvehane ve evlerindeki televizyonlar. Berber Seyfi veya Seyfi Atadeniz, Baf’ta Mutallo ile Cami arasındaki Mutallo’ya çıkan yolda, 1964 sonrası berberlik yapıyor. Bizler, Sinanların evlerinden sonra gittiğimiz Sağır’ın evinden de ayrılıp üst üste iki odası olan evimize taşınıyoruz (Tuvaleti tam da avlunun ortasında bir delikti sadece.) Rahmetli babamın kitapları, akrabaların evlerine dağıtılıyor. Geriye kalan kitaplar da bu evde yatak altlarına itiliyor. Bu evde üç yıl kalıyoruz ve 1967 yılında Yıldız Hotel Sahibesi rahmetli Mazlume Hanım’ın evine taşınıyoruz. Dönem ev kiralamanın bile güç olduğu yıllar... Baf gettosu üç mahalleye gelip sıkışmış…
AKLIMDA KALAN 1964
Aklımda kalan 1964 olayları sırasında bir bazuka (roketatar) mermisinin veya roketinin Seyfi abinin evinin kapısından girip penceresinden çıkması ve patlamaması. Yoksa belki de hayatlara da zarar verebilirdi. Sonra 1964 sıkışmışlığı içinde nadir Bulunan Baf’ın televizyonlu evlerinde, komşuların ilk akşamdan meşhur “Peyton Place” dizisi ile çocukların “Bonanza” dizilerini seyretmek için Seyfi abinin evlerine doluşmaları. Buna rağmen bunca insanı da sabırla ağırlayan ailenin bu insanlara gösterdiği o tükenmeyen sabır. 1964 Olayları ile sinemasız kalan Baf’ın tek-tük televizyonlu evleri ve birkaç kahvehanesiyle adeta sinema görevi görüyor. O zamanlar şimdiki gibi her evde televizyon yok… Genelde “PIK” ve Arap televizyonları izlenmekte…
Seyfi abi, babamın öğretmenlik tayiniyle 1950’lerin başında geldiği Baf’ta ilk arkadaşlarından… O dönemdeki moda saçları, giyimi ve Clarck Gable tipi saçlarıyla Baf yakışıklılarından. Kezban abla ile evleniyorlar. Keziban abla kuaför; Seyfi abi de erkek berberi…Birbirlerini tamamlıyorlar. Çocukları; Mustafa, Şifa ve Sibel… Mutlu bir ailedirler… Mustafa ilk Mücahit maskotlarından…Ailenin erkek evladı. Sibel ve Şifa da kızları…
MUTLU BİR AİLEYDİLER
Aile, televizyonlarının başında mutlu oluyor. Mutlu bir aile… Seyfi abi mücahit ve berber… Mahallenin merkezi. Tüm acılar ve dertler de oradan geçiyor aslında… Zihniye ablalar, Nediye ablalar, Orhan Menteşler ve Ramadan Atay’larla Hüseyin Irkad’ın ailesi. Karşıda Sedat Ötün’ler ve yol kenarında Buzem Ali’nin kızkardeşi Refiya Hanımın “Zikir Törenli” evi. Refiya Abla 1974 yılında Baf’ı terketmeyenlerden… İhsan Ali’nin cenazesi’nde de en önde dua okuyanlardan 1978 yılında… “Girdama Da Varıkha”nın 1967 yılında “Ağzında tabanca taşıyan adam” (Babamın piposu) hikayesinin canlı tanığı… 1966 yılında karşı komşu BKL öğretmeni Sultan Hanım da o yıllarda genç genç ölmüş…
SEYFİ ABİNİN ELVIS PRESLEY SAÇLARI
Seyfi abinin Elvis Presley tipi saçları, Clarck Gable tipi bıyıkları ve babamla 1950’li yıllarda birlikte Baf limanı ve kayalıklarında çektirdikleri fotoğraflar…. Baf’ın 1964 yılında........
