Atıyorum…
Çok duyuyorum bu sözcüğü son zamanlarda.
Özellikle siyasilerden…Bir de program yapımcıları, yorumcular, başkanlar…
Heyecanla bir şey anlatırken, ihtimaller sıralarken, kafalarındaki senaryoyu tarif ederken...“Atıyorum…” diyorlar.
Halbuki Türkçede ne güzel ifadeler var.“Örneğin…”“Diyelim ki…”“Varsayalım…”“Misal…”
“Bir örnek vereyim" en doğrusu belki...
Çok fazla “atıp tutmak”tan mı mülhem bu yoksa söylediklerine kendileri de pek inanmadıkları için mi, bilemiyorum.
Belki sadece bir dil alışkanlığı.
Bir tek bana mı itici, çirkin geliyor, onu da bilmiyorum.Ama ne olur, atmayınız artık…Çok çektik biz bu atanlardan.
Hatta öyle bir yere geldik ki, tutamıyoruz şimdi…
***Geçenlerde bir yazı okudum.
Aslında sportif bir başarısızlıktan yola çıkıyor yazar... Ama öylesine önemli bir siyasi mesaj veriyor ki, özellikle bu seçim döneminde, değişime günler kala üzerinde düşünmeye değer.
Tarık Çelenk, Medyascope’da futbol üzerinden bir zihniyeti anlatıyor.
Şöyle........
