menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şenköy’de Berivânlar ve koyun sağımı

7 0
thursday

İşte tam bu mevsimde Şenköy’de köyün kalbi yeniden atmaya başlar. Koyun sağımı, berivânların yolu yine çayıra ve dağlara düşer…

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte köyde bir hareketlilik olur. Güneş henüz doğmadan kalkılır, çünkü koyun sağımı sabrın ve düzenin işidir. Ağılların kapısı açıldığında koyunların meleyişi, sanki baharın gelişini selamlayan bir ezgi gibidir. Her koyunun bir huyu, bir alışkanlığı vardır. Berivânlar onları isim isim tanır. Sağım sadece bir iş değil, aynı zamanda bir bağdır. İnsan ile hayvan, emek ile bereket arasında kurulan sessiz bir bağ…

Berivânlar, bêrî’ye (sağıma) giderken sanki bir bayram, bir Nevruz şenliğine gider gibi rengârenk elbiseler giyer kültürel güzelliklerini baharın gülistanlarına yansıtırdı. Üzerlerinde canlı renkler ve sırma işlemler, günlük işlerini yaparken bile estetikten vazgeçmiyorlardı. Bêrîvanların sesi, koyun-kuzu sesi birbirine karışırdı. Çocukluk yıllarımdan hiç unutamadığım özlem duyduğum Bêrîvanların “Bêrî” günleri….

Bêrîvanlar, sırtlarında bakır güğümler, ellerinde sade ama ustalıkla kullanılan sağım taslarıyla koyunların arasına karışır. Dizlerinin üzerine çöküp sabırla sütü sağarken, yılların tecrübesi parmaklarına yansır. Süt, tasın içine düşerken çıkan o ritmik ses, köy hayatının en kadim musikilerinden biridir. Bu ses, emeğin sesi, alın terinin yankısıdır.

Bir yandan sağım yapılırken, diğer yandan Milân dağının serin rüzgârı yüzlere vururdu, uzaklarda kar sularının eridiği Şenköy’ün ovasına akarken, kuşların sesi bu tabloya eşlik ederdi. Bêrîvanlar bazen kendi aralarında türküler........

© Yeni Asya