menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hizmetin kudsiyetini muhafaza edebilmek

3 0
saturday

Çünkü bir suçumuz olsa idi, bu üç-dört hükûmet yakınında çok zaman tecessüsüyle görmedi veya aldırmadı ve iki mahkeme iki sene inceden inceye bakıp bilmedi veya aldırmadı. Bizden ziyade onlar suçlu olurlar. Halbuki bizde dünyaya karışmak arzusu bulunsaydı, böyle sinek vızıltısı gibi değil, top güllesi gibi ses ve patlak verecekti.

Evet, Otuz Bir Mart’ta Divan-ı Harb-i Örfîde ve Mustafa Kemal’in hiddetine karşı, Divan-ı Riyasette şiddetli ve dokunaklı ve serbest müdafaa eden bir adam, “On sekiz sene zarfında kimseye sezdirmeden dünya entrikalarını çeviriyor” diye onu ittiham eden, elbette bir garazla eder. Biz, Denizli Müdde-i Umumîsinden ümit ettiğimiz gibi Afyon Müdde-i Umumîsinden de ümit ederiz ki, bizi böylelerin itirazından ve garazlarından kurtarsın ve hakikat-i adaleti göstersinler.

• Beşinci Esas: Risale-i Nur Şakirdlerinin, mümkün olduğu kadar, siyasete ve idare işine ve hükûmetin icraatına karışmamak bir düstur-u esasîleridir. Çünkü hâlisâne hizmet-i Kur’âniye, onlara her şeye bedel, kâfi geliyor.

Hem şimdi hükmeden öyle kuvvetli cereyanlar içinde siyasete girenlerden hiçbir kimse, istiklâliyetini ve ihlâsını muhafaza edemez. Her halde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına alet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak.

Hem maddî mübarezede şu asrın bir düsturu olan eşedd-i zulüm ve eşedd-i istibdat ile, birinin hatasıyla onun masum çok taraftarlarını ezmek lâzım gelecek. Yoksa, mağlûp düşecek. Hem dünya için dinini bırakan veya alet edenlerin nazarlarında Kur’ân’ın hiçbir şeye alet olmayan kudsî hakikatleri, bir propaganda-i siyasette alet olmuş tevehhüm edilecek.

Hem milletin her tabakası; muvafığı ve........

© Yeni Asya