ABD-İran arasında yeni anlaşma
Yeni anlaşma girişimi, ateşkesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını öngörüyor. Her iki tarafta da zafer ilan ediyor. Ancak taraflar arasındaki çatışmanın temel sorunlarını çözmüyor. Yani mesele, karışıklıklarla dolu.
ABD/İsrail-İran savaşında birçok anlaşma teşebbüsü mevcuttur. Trump’ın son anlaşma duyurusunun “İsrail’in Beyrut’un güneyine düzenlediği saldırılar ile İran’ın misilleme tehditlerinden sonra” gelmesi, anlaşmaya yönelik şüpheleri arttırıyor. Trump’ın 14 Haziran’da İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu için “Beyrut’un güneyindeki saldırılar hakkında Netanyahu’nun hiç muhakeme yeteneği yok” beyanıyla sert uyarısı ve saldırıları durdurmasını istemesi bile, anlaşma üzerindeki şüpheleri dağıtmadı.
Tarafların 16 Haziran’da mutabakata varmalarıyla, ABD “tarihî zafer”den bahsederken, İran “ABD ve İsrail’i aşağıladığını” ileri sürüyor. Ancak Cenevre’de 19 Haziran’da Washington ve Tahran’ın “ateşkesi 60 gün uzatan, Hürmüz’ün yeniden açılması, İsrail’in Lübnan’daki savaşını sonlandırması ve İran’a karşı yaptırımların kademeli şekilde kaldırılması” hususunda muhtemel anlaşmanın imzalanacak olması, tarafların propagandalarından daha önemli. Bununla birlikte anlaşma görüşmelerinin “nükleer konu, 440 kg zenginleştirilmiş uranyum stoğu, balistik füzeler ve İran’ın bölgede vekil güçlerine verdiği destek” gibi karmaşık başlıklarla devamı söz konusu. Mutabakat düzeyindeki anlaşma görüşmelerinin muhtevasından anlaşıldığına göre, anlaşmayla savaş öncesine dönülecek. Fakat anlaşma, kendi başına hiçbir şeyi çözmüyor. İşin zorluğu da tam burada başlıyor.
Eski ABD Başkanı Barack Obama girişimleriyle, uluslararası yaptırımların kaldırılması karşılığında İran’ın nükleer programını........
