menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çağrılsan hazır mısın?

10 0
latest

Elimizde olanları düşünmek yerine olmayanları düşünüp, hesaplar yapıyoruz. Fakat hiç düşünmek istemediğimiz bir hakikat var. Ya bugün çağrılırsak, ahirete gidiş vakti gelse ne yaparız?

Bu soruyu önce kendi nefsime soruyorum. Ey nefsim! Telefonun çaldığında hemen bakıyorsun. İş yerinden gelen mesajları kaçırmıyorsun. Bir misafir geleceğinde günler öncesinden hazırlık yapıyorsun. Peki, ya ecelin daveti gelirse? Hiç vakti bildirilmeyen, ertelenmeyen o çağrıya hazır mısın?

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, “Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun?” diye seslenirken, aslında gaflet uykusundaki nefsimizi uyandırıyor. Çünkü ölüm, yokluk değil; ebedî hayata açılan bir kapıdır. Kabir, iman ehli için karanlık bir kuyu değil, rahmet âlemine açılan bir geçittir. Asıl mesele de, ne zaman öleceğimiz değil de nasıl bir hâl üzere Rabbimizin huzuruna çıkacağımızdır. Dilimizde istiğfar mı olacak, yoksa pişmanlık mı? Kalbimiz imanla mı dolacak, yoksa dünya meşguliyetlerinin ağırlığıyla mı? Hizmetlerle meşgulken mi gideceğiz? Yoksa fânî dünyanın boş işleriyle oyalanırken mi?

Ey nefsim! Gün içinde dünya işleri için ne kadar vakit ayırıyorsun? Peki, ahiretin için ne kadar hazırlık yapıyorsun? Telefonunun şarjı azaldığında hemen priz arıyorsun. Peki........

© Yeni Asya