menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Büyük şeyhin kerameti büyük olur -1

3 0
previous day

Hani bir eserinde “sin şına girince kabrim ortaya çıkar.” diyor da “sin” yani “Yavuz Sultan Selim Han”, “şın” ayani Şam beldesine giriş yapınca kabri ortaya çıkıyor ya. İşte o nev’iden bir keşfiyatı daha ahirzamanda ortaya çıkan bir mübarek zat. Boşuna kendisine Şeyhü’l-Ekber demiyorlar. Yani en büyük şeyh. Her ne kadar Üstadımızın ifadesi ile tarikatı devam etmemiş ve vahdet-i vücud mesleğinde farklı bir yol izlese de büyük bir veli olduğu bizzat Üstadımız tarafından kabul edilmiştir. Allah’ın bildirmesi ile gaybî hadisata dair haberler vermesi ve ebced/cifir ilminin yardımlarıyla istikbaldeki hadiselere dair istihraçta bulunması kendisinin ne kadar büyük bir Allah dostu olduğunu gösteriyor.

İşte öyle büyük haberlerden birine hazretin eseri olan Fütuhatü’l-Mekkiye eserinde rast geldim.

Mehdiyet ile alakalı bahisleri okurken Üstad Hazretlerinin hayatına ve Risale-i Nur’un şahs-ı manevisine bakan çok yönleri olduğunu keşfettim. Ekrem Demirli hocanın çevirisi ile olan yayının 13. cildinde Mehdiyet ve ahirzaman hadiselerine dair hadiselerden bahsediyor büyük şeyh. Ve şimdi sözü ona bırakalım;

Velilerin hatemi şahit

Âlemlerin imamın gözü yitik

Ahmed’in âlinden Efendi Mehdî

O ortaya çıkarken elindeki kılıç keskin

Bir güneş ki gam ve karanlıkları siler

Bereketli ve cömert bir yağmur o 1

Üstad Hazretleri’nin defaatle “zaman tarikat zamanı değil imanı kurtarmak zamanı” demesi hakikatine Şeyhü’l-Ekber ki bir tarikat silsilesinin başı olarak “velilerin hatemi şahit” ifadesiyle bu hakikate işaret ediyor. Yine “elindeki kılıç keskin” ifadesi ile Üstad Hazretleri’nin Risale-i Nur ve İslamiyet için kullandığı........

© Yeni Asya