menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gençlerbirliği değil, zorunluluklar birliği

11 0
08.12.2025

Gençlerbirliği, İlhan Cavcav’ın ardından türlü başarısızlıklar, skandallar, kötü yönetim örnekleriyle karşılaşmıştı ama Osman Sungur’un kaçışı ile Mehmet Kaya’nın gelişi ve kaçışı bu süreçte ayrıca incelenmesi gereken dönemler oldu.

Gençlerbirliği’nin artık her maçı nasıl ölüm kalım maçına döndüyse daha Kasım ayında, kongreleri de öyle ya tamam ya devam kongreleri izliyoruz.

Bir gün ismin önüne marka gelmesin diye ayaklanıyor taraftar, bir gün kulüp şirketleşmesin diye, ertesi gün darbeci bir yönetimin eşrafına tapulanmasın diye.

Son kongre de böyleydi.

Eldeki veriler ve dedikodular; Mehmet Kaya ve yönetimdeki ortakları bin 200 üye yapmıştı. Bu bin 200 üye ile bir kulübün tarihini silebilir, yeniden bir kimlik verebilirsiniz. İşin en acı tarafı da bu bin 200 üyeyi yapan kişinin kongreden almış olduğu bir onay yoktu. Mehmet Kaya, Osman Sungur’un kaçışı sonrasında yönetimde şimdi kendisini eleştiren, o gün en doğru isim olduğunu söyleyen 17 kişinin planıyla başkan olmuştu.

Fenerbahçeli yol arkadaşları Aykut Çakmaklı ve Erhan Kızılmeşe ile hoca tercihinde bile uzağa gitmeden Fenerbahçe geçmişi olan bir hoca bularak kendileri hakkındaki tüm eleştirileri doğru çıkarmışlardı.

Sonra ne oldu, ortakların arası bozuldu. İsmail Geliç ve Erhan Kızılmeşe yana yana kendilerine yeni bir başkan aradılar ama yoktu. Kolay kolay bu kurulu düzene ve ekonomik külfete birinin el atması beklenmiyordu zaten.

Kongreye bin 200 üyesinin gücü ve biraz da “iktidar” muktedirliği ile giden Mehmet Kaya’nın karşısına Çağrı Çetin aday olarak çıkmıştı.

Ama kongre günü çıkan ibra sonrası ufak bir kavga ve ardından gelen ilginç karar tüm dengeleri bozdu.

Burada ibra konusuna biraz parantez açmak gerekiyor.

İbra tüm yönetimlerin en korkulu rüyası olmaya başladı. Kuldan utanmıyor........

© Yeni Ankara