X, Malcolm X
"Suikast girişimleri olacaktır, öfkeden kuduruyorlar, muhtemelen hesabımı kesmişlerdir."
Malcolm X, suikasttan kısa bir süre önce yaptığı açıklamada yaklaşan sonunu bu sözlerle özetlemişti.
Malcolm'un bu öngörüsü, 21 Şubat 1965'te Audubon Ballroom’da tam anlamıyla gerçekleşti.
Sahne ortasında başladı konuşma...
Bir anda kargaşa çıktı:
“Nigger! Elini cebimden çek!” diye bağırıldı.
Malcolm sakinleştirmeye çalışırken, bir adam sahneye fırladı.
Göğsüne iki el ateş edildi.
İki adam daha sahneye koştu, yarı otomatik tabancalarla kurşunları üzerlerine boşalttılar.
15 kurşun, bazı kaynaklar 21 diyor.
Cinayet, hamile karısı Betty Shabazz ve dört kızının gözleri önünde oldu.
Etrafta tek bir üniformalı polis yoktu.
FBI yıllardır izliyordu; muhbirler, telefon dinlemeleri...
Ama o gün güvenlik tam bir boşluk bıraktı.
Gizli ajanlar salondalardı ama kimliklerini gizlediler.
İlk müdahale bile gecikti.
1960’lı yıllarda seri derin suikastlar yaşandı.
Malcolm X suikastı, bireysel bir intikam değil; sistemin “kontrol dışı” liderleri infaz ettiği bir dönemin parçasıydı.
Derin kronoloji buz gibi soğuk ve net:
22 Kasım 1963'te ABD Başkanı John F. Kennedy Dallas’ta silahlı saldırıda öldürüldü.
21 Şubat 1965'te Malcolm X Newyork'ta öldürüldü.
4 Nisan 1968'de Martin Luther King Jr. Memphis’te suikast sonucu öldürüldü.
5 Haziran 1968'de JFK’in kardeşi Robert F. Kennedy, Demokrat Parti Kongresi’nde başkan adayı seçildikten dakikalar sonra suikast sonucu........
