menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kağıt uçaktan çelik kanatlara

16 0
13.05.2026

Kıbrıs Barış Harekatı sürerken Türkiye sahada yalnızca düşmanla değil, kendi eksikleriyle de yüzleşiyordu.

Telsizler çalışmıyor…

Koordinasyon kopuyor…

Ve tarihe kara bir acı olarak geçen o korkunç hata yaşanıyordu.

Kendi savaş uçaklarımız, koordinasyon kopukluğu yüzünden kendi Kocatepe gemimizi vuruyordu…

54 denizcimiz şehit düştü.

O gün aslında yalnızca bir askeri kriz yaşanmadı.

Türkiye, bağımlılığın bedelini gördü.

Ardından ambargolar geldi.

“Müttefik” dediğimiz ülkeler silah kapısını kapattı.

Elektronik sistem yok…

İşte tam da o günlerde bu ülke bir gerçekle karşı karşıya kaldı.

"Bağımlı bir orduyla bağımsız bir devlet olunmaz"

Şimdilerde gökyüzünde gördüğümüz o çelik kanatların hikayesi, aslında biraz da o “telsizsizlik ve iletişimsizlik imtihanıyla” başladı.

Türkiye savunma sanayinin modern hikayesi, sanıldığı gibi dev hangarlarda değil; küçücük odalarda, imkansızlıkların içinde yazıldı.

1975’te ASELSAN kurulduğunda ortada ne büyük tesisler ne de yüksek bütçeler vardı.

Bugünkü dev teknoloji üsleri hayaldi.

Ankara’da bir apartman dairesinde çalışan dört idealist mühendis vardı.

Ama bir şey daha vardı...

"İnanç ve millet iradesi"

Vatandaşlar bağış yaptı…

Sanatçılar konser verdi…

İnsanlar “bir daha aynı çaresizliği yaşamayalım” diye elini taşın altına koydu.

Çünkü mesele yalnızca savunma değildi.

Mesele onur meselesiydi.

ASELSAN önce telsiz yaptı.

Sonra elektronik harp sistemleri…

Bugün ise yapay zeka destekli sistemlerden kuantum radar........

© Yeni Ankara