Dünya yansa da üstü kapanmayacak!
Orta Doğu'nun alevleri her yere uzanıyor.
Gazze'de çocuklar hala bombalar altında can veriyor.
Camiler bombalanıyor.
"Sözde ateşkes" ihlalleri bitmek bilmiyor.
İsrail dümdüz olmaya ramak kalmışken bile durmuyor.
İran'ın İsrail'e misillemeleri devam ediyor.
Tahran yönetimi zaten Gazze savaşını sona erdirmek için siyasal yollar arıyordu.
Ancak diplomasi masasında otururken gökten bombalar yağdı.
Husiler'in de daha önceden dahil olduğu İsrail'e karşı kurulan cepheler şimdi harekete geçti.
Yemen'den Lübnan'a, Irak'tan Suriye'ye uzanan direniş hattı, Gazze'nin intikamını almak için birleşmiş gibi.
ABD, İran'ı "kontrol altına aldım" derken bu sonucu tahayyül etmiş miydi?
Trump cani yoldaşı Netanyahu'nun ülkesinde Gazze'nin intikamının alınacağını düşünmüş müydü?
İsrailliler korku içinde.
Füzelerin, siren seslerinin altında helak olmanın eşiğindeler.
Bugün, kibirlerinden akli dengesini yitirmiş gibi davranan bu tuhaf topluluğun, korkuyla ne yapacağını şaşırmış hallerini izliyoruz.
Sansürlerden sıyrılan görüntüler bir bir önümüze düşmeye devam ediyor.
İsrail'den gelen videolarda her yer enkaz.
Çok ciddi hasarlar var.
Netanyahu'nun öldüğüne dair iddialar da dolaşıyor.
Kardeşinin öldüğü yönündeki iddialar da güçlü.
Ama ben Netanyahu'nun Tel Aviv'de olduğuna inanmıyorum; muhtemelen bir delikte saklanıyordur.
Bu acının hesabı sorulacak!
Ve bu savaşın kazananı sen olacaksın!
Rusya'nın konumu da bu yangının tam ortasında.
Putin sessizce izliyor, ama sessizliği epeyce gürültülü.
Kremlin, İran'ı açıkça destekliyor; silah, istihbarat ve diplomatik kalkan sağlıyor.
Putin'e göre bu savaş, ABD-İsrail hegemonyasına karşı bir fırsat.
Rusya, Hürmüz'ün kapanmasıyla petrol fiyatlarının fırlamasından memnun.
Bu durum kendi enerji ihracatını daha değerli kılıyor.
Diğer yandan, Trump'ın “lider” pozu da Putin'in gözünde bir hayli gülünç.
Türkiye bu savaşın en riskli tarafında.
ABD Adana Konsolosluğu'nun kapatılması kararının ardından Türkiye'ye ikinci bir füze daha düştü.
Tam da İran'ın "Türkiye ve Azerbaycan'a saldırmayız" dediği günlerde.
"Yanlışlıkla" olduğu iddia edilen İran füzeleri sınırlarımızdan içeri girdi.
Bu dostluk mesajları ile düşen füzeler arasındaki çelişkiyi iyi okumak gerek.
Dengeler yeni yeni değişmeye başladı.
Körfez'de ise Dubai bu kaosun tam ortasında.
İran'ın BAE'ye yönelik saldırıları devam ediyor.
Dubai'de bir yandan kaos yaşanırken diğer taraftan hayat sahte bir sükunetle devam ediyor.
İran'ın bu saldırılarda BAE'yi doğrudan hedef aldığını da görmezden gelemeyiz.
İran, ABD'nin oradaki askeri varlığını cezalandırıyor.
Vurulan noktaların CIA ve MOSSAD bağlantılı istihbarat ağlarıyla ilgili olduğu da öne sürülüyor.
Çünkü BAE, İran'ın gözünde ABD'nin uzantısı.
Dubai'de bulunan Jebel Ali Limanı resmi olarak ABD üssü değil fakat, ABD donanmasının en yoğun kullandığı limanlardan biri.
İran'a göre tüm ABD varlıkları meşru birer hedef.
ABD'nin birçok eyaletinden Epstein dosyalarına tepkiler büyüyerek devam ediyor.
İnsanlar bir araya gelip Trump'a tepki gösteriyor.
Sokaklarda öfke, meydanlarda pankartlar...
O sırada Trump ne yapıyor?
Kendi ülkesinde yükselen bu isyanı görmezden gelip, kendi ülkesi dışında ne varsa yıkıp geçerek "dünya lideri" rolü oynamaya çalışıyor.
Ama kapanmayacak üstü...
Dünya yansa da Trump ve Epstein gerçekleri bu dünyanın düzenini değiştirecek.
Trump, hayatını kararttığı çocukların ve Epstein mağduru o masumların vebalini ödeyecek.
Sapkınlığın cezasını Müslümanlar ödemeyecek.
İsrail de işlediği zulmün hesabıyla yüzleşecek.
