Kur Korumalı Mevduat: Bitti mi, bitmedi mi?
Türk ekonomisi bazen bana bir tiyatro gibi geliyor, bir komedi skeci oynanıyor sanki. Hatırlayın: bir dönem gözleri ışıldayan eski Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kur Korumalı Mevduat (KKM) ile bu tiyatronun sahnesine çıkmıştı. Hatta takip edenler hatırlayacaktır, Güldür Güldür ekibi de bu “ışıltılı gözleri” bir skeçle hicvetmişti. O yüzden tiyatro benzetmesi bana daha uygun geldi. KKM gelince döviz kuru sert düştü, alkışlar koptu. Ama perde kapandığında hükümete yakın çevrenin söylemleri ile sahne arkasındaki gerçek aynı değildi: bugün KKM hesapları azalıyor ama zarar başka kapılardan içeri sızmaya devam ediyor.
Merkez Bankası rezervleri artıyor, evet. Fakat asıl mesele şu: yüksek faiz, dolar karşısında bile “iyi kazanç” sunduğuna göre, bu sistemin faturası geleceğin omuzlarına yüklenmiş olmuyor mu? Bir nevi kredi kartıyla alışveriş yapıp borcu çocuklara bırakmak gibi. Üstelik üretimden çok faiz gelirine yaslanan bu tablo, ihracatçı şirketlerin yükünü ağırlaştırıyor. Vergilerin yükseltilmesi ve Mehmet Şimşek’in sert mali disiplini, iş dünyasında “kazancımız değil, sabrımız eriyor” dedirtiyor.
Ekonomide sadece........
