menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Celal Karatüre olayı!

41 0
26.02.2026

Celal Karatüre olayı! YÜCEL KAYA 

Bugünlerde Türkiye’nin neresine gitseniz, hangi sosyal medya mecrasına girseniz aynı tanıdık çehre ve aynı samimi sesle karşılaşıyorsunuz:  

İlkokul koridorlarında koşturan çocukların dillerinden düşmeyen o ilahiler, artık sadece camilerde veya dini merasimlerde yankılanmıyor.  

Bir kafede oturan gençlerin, akşam bir araya gelen arkadaş gruplarının ve evinde mutfakta iş yapan annelerin dudaklarından dökülen ilahiler toplumun ortak neşesi haline geldi. 

Hiçbir zorlama olmadan, hiçbir PR çalışması yapılmadan, bir dijital tsunami gibi tüm toplumu kuşatan bu ilahi dalgası, aslında modern dünyaya verilmiş çok zarif bir cevaptı. 

Karatüre olayını anlamak için teknik analizlerin ötesine geçmek gerekir.  

Eğer meseleye bir konservatuvar disipliniyle yaklaşıp ses analizi yapmaya kalkarsanız, belki karşınıza teknik olarak kusursuz, pürüzsüz bir ses çıkmayabilir. Ancak kadim tasavvuf geleneğimizde asıl olan "sesin güzelliği" değil, "halin güzelliği"dir.  

Karatüre’nin yüzündeki o çocuksu neşe ve ilahiyi söylerken bizzat kendisinin o manevi iklimde kayboluşu, izleyiciye bir sanat performansı değil, bir "hal" sunuyor.  

İnsanlar onun sesindeki teknik detaylara değil, yüzündeki o saf tebessümün........

© Yeni Akit