We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

14 Mayıs mı 19 Mayıs mı?

41 8 1
15.05.2022

1, 14, 19, 27, 29 Mayıslar…

Her ayın olduğu gibi Mayıs’ın da birden fazla yüzü olduğunu gösteren ilginç rakamlar bunlar.

1 Mayıs gösterileri yasak zincirlerinden henüz kurtuldu.

19 Mayıs gösterilerinde ise tam tersine bir süreç yaşandı: Hükümet tarafından alınan karara göre son 5-6 yıldır Ankara dışında stadyum törenleri yapılmıyor.

29 Mayıs İstanbul’un Fethi törenleri resmî bir şekilde ama millete mal olan ilan edilmemiş bir bayram olarak kutlanmaya devam edilecek.

Yalnız yine Mayıslı iki tarih var ki, Acem kılıçları gibi birbirini karşılıklı olarak kesmekte.

14 Mayıs 1950’de yapılan ve çeyrek asırlık Tek Parti iktidarını bitiren ilk adli güvenceli ve hür seçimde yüzde 54 oyla iktidara gelmişti Demokrat Parti. İşin ilginç yanı, DP milletvekili ünlü romancı Halide Edip Adıvar, 14 Mayıs gününün “Demokrasi Bayramı” ilan edilmesi için TBMM’ye önerge verenler arasındaydı. “Cumhuriyet 14 Mayıs 1950 tarihinde başlamıştır” sözü de romancımıza aittir.

Gerçi bu gün bayram ilan edilseydi bile ömrü 10 yılı dolduramazdı, zira 27 Mayıs 1960’da gerçekleşen askerî darbe, Boğaz (15 Temmuz Şehitler) Köprüsü’nün ihalesini iptal ettiği gibi bayramı da bir çırpıda siler süpürürdü. Hem de ilk işlerinden biri olarak.

Lakin asıl büyük trajedimizin bayram sorunundan çok öteye gittiğini biliyoruz.

Sözde kardeş kavgasını bitireceği vaadiyle askeriye ve devleti cebren eline geçiren bir çapulcu kadrosu, iktidardaki parti mensuplarını “yargılayacağız” diye ıssız bir adaya tıkarak aylar boyu süren işkenceler sonucunda ve tam bir intikam seremonisi halinde üç idam fotoğrafını gazetelerin birinci sayfalarına taşımayı ihmal etmemiş, böylece ülkeye nasıl bir “hürriyet”i layık gördüklerini göstermişlerdi. Hatta İstanbul’daki Beyazıt Meydanı’nın adı bu sebeple “Hürriyet Meydanı” yapılmıştı; tabiatıyla ilan ettikleri 27 Mayıs Bayramı’nın adı da “Hürriyet Bayramı” olacaktı. Nitekim Sultan II. Abdülhamid’e “Kızıl Sultan” demeyi marifet sayan İttihatçılar da kendilerini “Hürriyet Kahramanı” ilan etmemiş miydi?

İnsanın ‘Allah’ım bizi hürriyetçilerden koru!’ diyeceği geliyor.

14 Mayıs bir devrin battığı tarihtir. Demokrasi tarihimiz........

© Yeni Akit


Get it on Google Play