Pırlanta gibi gençlerimizi uyuşturucuya kurban etmeyelim!
Van genç nüfusa sahip olan en önemli illerden birisidir.
Van’ın caddelerini gezdiğimizde genç nüfus yoğunluğunu net bir şekilde görüyoruz.
Maraş ve Cumhuriyet Caddesi ile Sanat Sokağı gibi işlek alanlar gençlerden geçilmiyor.
Ancak maalesef bu gençlerin birçoğu uyuşturucu bataklığına düşmüş bir durumda.
Yapılan bazı araştırmalar uyuşturucu kullanımının ortaokullara kadar indiğini göstermektedir. Bu sonuçlar nasıl bir felaketle karşı karşıya kaldığımızın göstergesidir.
Uyuşturucu, en değerlilerimizi yani “evlatlarımızı” gün be gün aramızda almaktadır.
Buna rağmen hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz kalmak doğru davranış değildir.
Gençler uyuşturucu bataklığına düşerek etkisiz bir hale gelmektedir.
Ülkemizde doğum oranı düşüyor diye yetkililer her gün uyarı üstüne uyarı yapıyorlar.
Evlilik ve doğum oranlarını artırmak için 2025 yılını “Aile Yılı” dahi ilan ettiler. Bu önlemler nüfusun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Ülkemiz için nüfus azalması elbette büyük bir tehlikedir. Ancak daha büyük tehlike, sağlıklı bir nüfusun uyuşturucuyla etkisiz bir hale gelmesidir.
Gençlerimizi etkisiz hale çeviren uyuşturucuyla mücadele bugün büyük ölçüde emniyet güçlerinin yakalama faaliyetlerine indirgenmiş bir durumda.
Oysa bu tek başına yeterli bir mücadele değildir. Çünkü gözden kaçarak, yakalanamayan her bir madde gençler arasında hızla yayılmaya devam etmektedir.
Asıl mücadele, gençlerin iradesine dokunarak onları bu bataklıktan uzak tutabilmektir. Öyle ki, eline geçse dahi o zehri kullanmak yerine çöpe atacak bir bilince sahip olacak her genç!
İşte gerçek mücadele ve elde edilecek gerçek başarı budur. Tıpkı içki yasaklandıktan sonra sahabe efendilerimizin ellerindeki şarap sürahilerini yere dökmesi gibi…
“Beni zehirleyen bana zarar veren bir maddeyi kullanmayacağım” diyebilecek her genç!
Eğitim burada çok kritik bir rol oynamaktadır.
Maalesef, insanlar üzerindeki etkisiyle kendini kanıtlamış olmasına rağmen bugün Üniversite ve Okullarda uyuşturucuyla mücadeleye karşı doğru düzgün bir eğitimin verildiğini göremiyoruz!
Uyuşturucu kullanımını engellemenin en etkili yolu gençleri bilinçlendirecek bir eğitim programıdır.
Bu eğitimler sadece okullarda verilen birkaç saatlik seçmeli derslerle sınırlı kalmamalı; mahallelerde, sosyal alanlarda, gençlerin bulunduğu her ortamda bunun eğitimi verilmelidir
Geleceğimiz olan gençlerimizi bu bataklığa düşmekten kurtarmak için işin ehli olan sosyologlar, psikologlar, eğitimciler ve güvenlik birimlerinden oluşan uzmanlalardan ekipler kurulmalı ve bu ekipler her daim sahada olmalılar.
Mahalle mahalle, sokak sokak, okul okul dolaşarak gençleri bilinçlendirmeliler.
Unutmayın ki “kaybedilen her genç, toplumdan kopan bir gelecektir.”
Bir gencin kurtulması, bir ailenin ve bir toplumun kurtulması demektir.
Toplumumuzun huzurlu yarınları ve evlatlarımızın elimizden kayıp gitmemesi için Pırlanta gibi gençlerimizin hayatlarına dokunmaya başlayın, geleceğimizin kararmasının önüne şimdiden geçin!
Yoksa yarın çok geç olabilir!
