Dalında domates derken...
“Beni biraz bekleyin dedi ve eve gitti. Biraz sonra getirdiklerine şaşırmamak elde mi?!."
Kuzuluk’ta devre mülk her zaman keyifliydi ama bu defa bir başka güzellik yaşadık... Çocuklarla o gün Bilecik’in Osmaneli köyüne doğru Necip Abi ile yola çıktık. Köy yolunda ilerlerken çevre, temiz hava kuş sesleri insana keyif veriyordu...
Baktım bir tarlaya domates ekmişler... Dalından domates yemek de ne keyifli olurdu.
Tarlada da bir abla çalışıyordu. Sen misin tadımlık birkaç domates isteyen. Abla “Durun hele” dedi bir poşet domates toplattırdı. Yan tarafta fasulye de varmış. Bir poşet de fasulye toplattı... İki poşet... Yetmez bir de kıvırcık marul... Ya ne cömert bir ablaymış dedim. Teşekkür edip arabaya yönelecekken elimi cüzdanıma attım: “Abla borcumuz ne kadar?” diyecekken “Yo katiyen olmaz. Öyle şey mi olurmuş?” diye........
