menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk dünyası üzerine notlar

26 24
11.12.2025

Türkiye, yeni dünya düzeninde Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirmek için eğitim ve kültürel altyapıyı merkeze alan, dış etkileri dengeleyen ve Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden somut sonuçlar üreten realpolitik bir strateji izlemelidir.

Yeni dünya düzenini her değerlendirdiğimizde, üzerinde durmamız gereken temel noktaları hatırlatmanın zorunlu hâle geldiğini görüyoruz.

Bu çerçevede, Türkiye’nin önem verdiği Türk dünyası hattına bakarken yeni doktrin geliştirme ihtiyacını özellikle vurgulamalıyım.

Türkistan coğrafyasına yönelik analizlerde, tüm ülkeleri aynı felsefe ile ele alma çabalarının yanlış olduğunu artık net biçimde biliyoruz.

Orta Asya’yı özel olarak incelediğimizde, açık ve belirgin ayrışmalar karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte, tamamen ortak noktadan bakıldığında Çin, Rusya ve Batı arasındaki rekabeti göz ardı etmemek gerekiyor.

Çin’in Türkistan’daki ekonomik genişlemesi bugün için zararsız görünse de yarın ciddi sorunlara dönüşme ihtimali yüksek bir dinamik olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle, bölgedeki ilişkiler ağını doğru okumazsak değerlendirmelerimiz kolaylıkla hamasete kurban gidebilir.

Peki bu karmaşık rekabet ortamında Türkiye nasıl bir yol haritası kurgulamalıdır?

Evvela şunu unutmamalıyız:

Zamanında Türkistan’da ciddi biçimde kök salan FETÖ yapısı, bölgenin insan dokusunu önemli ölçüde etkiledi.

Eğitim alanında açtıkları boşluk tam anlamıyla temizlenmiş değil.

FETÖ’yü Batı ile ilişkilerde kullanılan bir enstrüman olarak gördüklerini hafife almamak gerekir.

Diğer yandan, Orta Asya’da Türk ekolüne uygun okulların kurulması hayati önemdedir.

FETÖ yıllarca bu........

© Türkiye