menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğan Bey neşeli görünmek için yapmacıktan gülümsüyordu...

20 0
18.05.2026

Kaç gündür keyfi yerinde değildi Doğan Bey’in. Oysa sevdiği kızla nişanlanmış, istediği olmuştu. Onu içten içe kemiren şey, bambaşka bir şeydi.

- Bu fukaraya Allah rızası için bir sadaka…

- Ne verirsen elinle, o da gelir seninle…

- Vermesi sizden, bereket Allah’tan…

Deyip gülüşürlerken kapı tokmağı; “Tak, tak!” vuruldu. Sahte dilencilerden biri aceleyle koştu, kapıyı açtı.

- Ooo!.. Buyurun beyler… Sizi bekliyorlar.

Gelen Erkara ile Aşır’dı. Hiç tereddüt etmeden içeri girdiler. Her tarafını kendi evleriymiş gibi çok iyi biliyorlardı. Refakatçiyi beklemeden iç odaya geçtiler. Kripto gelenleri görünce daha bir neşelendi;

- Gelin beylerim! Şöyle yukarı buyurun! Şöyle…

Erkara ve Aşır’ı en üst köşeye alıp yemekleri getirmelerinin emrini verdi.

Namusuma kastetmiş, ERKARA denen cani,

Namussuza adam diyen, hain nerede hani?

Kimler için çalışır, bunlar nasıl yaratık?

Buna can mı dayanır, sabır kalmadı artık!

Hepsi birer........

© Türkiye