UYUŞTURUCUDAN TÜRKİYE JEOPOLİTİĞİNE
Anadolu, Uyuşturucu Hatları ve Büyük Güç Rekabeti
Geçiş Ülkesi Yanılgısı
Türkiye, uluslararası uyuşturucu tartışmalarında genellikle sadece “geçiş ülkesi” olarak tanımlanır. Oysa bu tanım eksiktir ve bilinçli olarak sınırlandırılmıştır. Türkiye, sadece eroin, kokain veya sentetik uyuşturucu trafiğinde bir koridor değildir; aynı zamanda büyük güçler için stratejik bir laboratuvardır.
Bu coğrafya, Balkanlar’dan Ortadoğu’ya, Kafkasya’dan Akdeniz’e uzanan beş kritik hattın kesişim noktasıdır. Bu hatlar, Türkiye’yi hem lojistik hem de finansal açıdan vazgeçilmez kılar. Uyuşturucu, burada yalnızca suç aracı değil, istihbarat ve siyasi stratejilerin görünmez parçasıdır.
Sokaktaki satıcı suçludur, kartel baronu şeytandır; fakat devlet aklı her zaman temize çıkar. Uyuşturucuya dair resmi söylemler “kontrol altındadır” der, fakat fiilen kaos ve finans bu hatlarda planlı biçimde yürütülür. Türkiye’nin pozisyonu, sadece uyuşturucu değil, tüm bölgesel politikalar açısından belirleyicidir.
Modern Türkiye tarihinin uyuşturucu ve jeopolitik kesişimi, özellikle 1970’lerden itibaren NATO ve CIA işbirliğiyle yürütülen kontrgerilla deneyimiyle şekillendi. Devletin resmi kurumları, yeraltı dünyası ve uluslararası istihbarat servisleri bir laboratuvar gibi bu coğrafyada birlikte çalıştı.
Bütün bu yapının temelinde tek bir gerçek yatar: Kaos varsa para vardır. Para varsa kontrol vardır. Türkiye, bu sistemin hem merkezi hem de gözlem alanıdır.
Türkiye’nin Kilit Konumu
Türkiye, Balkan Rotası’nın kilidi olarak Avrupa’ya açılan uyuşturucu hatlarını kontrol eder. Bu rota, sadece lojistik bir yol değil; Avrupa’daki finansal akışın, kara para ve istihbarat fonlarının aktığı bir ağdır. PKK’nın Avrupa’daki eroin dağıtım ağı, sadece suç örgütü faaliyetleri değildir; bölgesel dengeyi belirleyen stratejik bir araçtır.
Aynı hatlar üzerinden Türkiye içinde istikrarsızlık üretilir. Sağ-sol çatışmaları, faili meçhuller ve yerel kaos, uyuşturucu gelirleriyle finanse edilen paramiliter yapılar tarafından desteklenir. Bu, sadece geçmişin değil, günümüzün de stratejisidir.
Ortadoğu ile Türkiye arasında kalan alan, özellikle Suriye ve........
