menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

UYUŞTURUCUDA KİRLİ HATLAR: TÜRKİYE, SUSURLUK, PKK VE BALKAN ROTASI

8 0
07.01.2026

Uyuşturucu, Devlet, Terör ve Kontrolün Derin Ağı

“Bu coğrafyada hiçbir kriz tesadüf değildir.
Ve hiçbir uyuşturucu hattı sadece suç değildir.”

GİRİŞ: DEVLET, ŞİDDET VE GÖRÜNMEYEN EKONOMİ

Türkiye’de devlet, şiddet ve suç arasındaki ilişki, resmî anlatıların çizdiği sınırların çok ötesindedir. Güvenlik politikaları yalnızca tehditleri bertaraf etmeye yönelik değildir; siyasal alanı şekillendiren, muhalefeti sınırlayan ve toplumu disipline eden araçlar olarak da kullanılmıştır. Bu süreçte yasa dışı yapılar, devletin karşısında değil, belirli dönemlerde onunla eşzamanlı ve uyumlu biçimde hareket etmiştir.

Uyuşturucu ticareti bu düzenin merkezinde yer alır. Çünkü uyuşturucu, yüksek hacimli ve denetim dışı finans üretme kapasitesi sayesinde, resmî bütçelere ihtiyaç duymadan silahlı yapıların, paramiliter unsurların ve örtülü operasyonların sürdürülmesini mümkün kılar. Bu nedenle uyuşturucu, bireysel suç faaliyeti olarak değil; siyasal şiddetin ve kontrol mekanizmalarının temel finans kaynağı olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye’nin yakın tarihine bakıldığında, her büyük siyasal kriz ve güvenlik kırılması sonrasında yasa dışı ekonomilerin büyüdüğü açıkça görülmektedir. Bu büyüme kendiliğinden gerçekleşmemiştir. Kimlerin korunacağı, kimlerin tasfiye edileceği, hangi yapıların güçleneceği belirli merkezler tarafından kararlaştırılmıştır. Dokunulmazlık, hukuki değil; işlevsel bir statü hâline gelmiştir.

Devlet içindeki bu işleyiş, tekil sapmalarla açıklanamaz. Aksine, süreklilik gösteren bir düzen söz konusudur. Faili meçhuller, uyuşturucu hatları, paramiliter yapılar ve siyasal cinayetler aynı zeminde ortaya çıkmış, aynı dönemlerde yoğunlaşmış ve benzer aktörler etrafında şekillenmiştir.

Susurluk’ta açığa çıkan tablo, bu düzenin istisnası değil, kısa süreli görünürlük kazanmış hâlidir. Asıl mesele, kazada değil; o kazayı mümkün kılan yapının onlarca yıl boyunca sorunsuz biçimde işlemiş olmasındadır. Bu yapı, yalnızca geçmişe ait değildir; biçim değiştirerek varlığını sürdürmektedir.

Uyuşturucu, Devlet, Terör ve Kontrolün Derin Ağı

“Bu coğrafyada hiçbir kriz tesadüf değildir.
Ve hiçbir uyuşturucu hattı sadece suç değildir.”

TÜRKİYE’NİN JEOSTRATEJİK KONUMU VE YAPISAL KULLANILABİLİRLİĞİ

Türkiye, küresel uyuşturucu trafiğinde sıradan bir transit ülke değildir. Afganistan’da üretilen afyon ve türevleri, İran üzerinden Türkiye’ye ulaşmakta; buradan Balkanlar aracılığıyla Avrupa pazarına taşınmaktadır. Bu hattın en kritik düğüm noktası Türkiye’dir. Bu durum, uluslararası raporlarda açık biçimde belgelenmiştir.

Ancak Türkiye’nin rolü yalnızca coğrafi değildir. Uzun kara sınırları, yoğun iç göç, düzensiz kentleşme ve kronik siyasal krizler, yasa dışı ağların yerleşmesini kolaylaştırmıştır. Bu ağlar zamanla yalnızca suç örgütü değil, yarı-siyasal aktörler hâline gelmiştir.

Devletin güvenlikçi refleksleri arttıkça, bu ağların tasfiye edilmesi yerine, belirli hedefler doğrultusunda kullanılabilir hâle getirildiği görülmektedir. Bu durum, suçla mücadele söylemi ile fiilî uygulamalar arasındaki derin çelişkiyi ortaya koymaktadır.

Türkiye bu yönüyle ne edilgen bir kurban ne de tamamen kontrol dışı bir alandır. Aksine, küresel güç dengeleri içinde işlevsel bir ara merkez olarak konumlandırılmıştır.

NATO, KONTRGERİLLA VE GAYRİRESMÎ ŞİDDET AYGITI

Türkiye’de Kontrgerilla olarak bilinen yapı, NATO’nun Stay Behind doktrininin yerel bir uygulamasıdır. Bu yapılanma, resmî ordunun ve güvenlik bürokrasisinin dışında, ancak onlarla temas hâlinde........

© Turkish Forum