menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRKİYE’NİN NORMALLEŞTİRİLEN ÇÖKÜŞÜ

9 0
01.01.2026

Türkiye’de yaşananlar bir “sürprizler dizisi” değildir. Her adım, bir öncekinin mantıksal devamıdır. Bugün konuşulanlar, dün fısıldananların yüksek sesle tekrarından ibarettir.

İktidarın ideolojik yönelimi artık tartışma konusu olmaktan çıkmıştır. Siyasal İslam, devlet aklı yerine geçirilmiş; kamusal alan mezhepsel bir tasavvurla yeniden biçimlendirilmiştir. Bu tercihin sonuçları ise topluma “kader” diye sunulmaktadır.

Devletin kurucu ilkeleri, “eski Türkiye” diyerek yaftalanmış; laiklik, yurttaşlık ve eşitlik bilinçli biçimde aşındırılmıştır. Bu aşınma bir anda değil, sabırla ve planlı biçimde gerçekleştirilmiştir.

Toplumun geniş bir kesimi olan biteni izlemekle yetinmiş, olanı biteni “siyasetin doğası” diyerek geçiştirmiştir. Sessizlik, zamanla rıza üretmiştir.

En tehlikelisi de budur: Çöküşün sıradanlaşması. İnsanlar alıştıkça, itiraz yeteneğini kaybetmiş; itiraz kayboldukça iktidar daha da pervasızlaşmıştır.

SİYASAL İSLAM VE DEVLETİN GASP EDİLMESİ

Siyasal İslam, Türkiye’de bir inanç meselesi değil, bir iktidar tekniği olarak uygulanmaktadır. Dinin itaat üretme kapasitesi kullanılmaktadır.

Devlet; hukukla değil, sadakatle yönetilir hâle getirilmiştir. Liyakat yerini biata bırakmış, kurumlar cemaat mantığıyla şekillendirilmiştir.

Bu anlayışta devlet, tüm yurttaşların ortak çatısı değildir. Devlet, “kazananların” ganimeti olarak görülmektedir. Paylaşım dışı bırakılanlar ise ya tehdit ya da fazlalık sayılmaktadır.

Radikal........

© Turkish Forum