menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhuriyetçi Hareket İçin Çıkış Yolu: Yeniden Kitleleşmenin Sosyolojisi

9 20
02.01.2026

Doğru Olmak Yetmiyor

Cumhuriyetçi, laik ve demokratik kesimin Türkiye’de yaşadığı temel sorun, haklı olmaması değil; haklılığını kitlelere tercüme edememesidir. Modern siyaset, yalnızca doğruların değil, bu doğruları duyguya, ritüele ve örgüte dönüştürebilenlerin alanıdır. Cumhuriyetçi hareket uzun süredir bu üç alanda da zayıflamıştır.

Burada esas temel iddia şudur:
Cumhuriyetçi kesimin sorunu baskıdan çok siyasal ve kültürel atalet, çözümü ise slogan değişiminden çok yapısal dönüşümdür.

Ahlaki Üstünlük Tuzağından Çıkmak

Cumhuriyetçi kesim, uzun zamandır siyasal pozisyonunu “biz doğruyuz” önermesi üzerine kurmaktadır. Bu önerme felsefi olarak doğru olabilir; fakat sosyolojik olarak hareketsizleştiricidir.

Ahlaki üstünlük duygusu:
• Mücadele ihtiyacını azaltır
• Örgütlenme zorunluluğunu erteler
• Yenilgi durumunda içe kapanmayı teşvik eder

“Biz zaten haklıyız” düşüncesi, “bir şey yapmamıza gerek yok” rahatlığı üretir. Oysa siyaset, haklıların değil örgütlenenlerin alanıdır.

Cumhuriyetçi hareket, ahlaki pozisyonunu terk etmeden şu gerçeği kabul etmek zorundadır:
Haklı olmak, güçlü olmakla aynı şey değildir.

Bireycilikten Kolektiviteye: Örgüt Korkusunu Aşmak

Cumhuriyetçi kesimin en büyük handikaplarından biri, örgüt fikrine karşı duyduğu tarihsel güvensizliktir. Bu güvensizlik, 1980 sonrası depolitizasyonla birleşmiş ve “örgüt = tehlike” algısını üretmiştir.

Oysa örgüt:
• Kör itaati değil, sürekliliği sağlar
• Lider tapınmasını değil, görev paylaşımını mümkün kılar
• Anlık tepkileri değil, stratejik hareketi mümkün kılar

Cumhuriyetçi kesim, tarikat benzeri yapılardan haklı olarak uzak dururken, seküler ve demokratik örgütlenme modellerini de ihmal etmiştir. Bu büyük bir boşluk........

© Turkish Forum