menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO 3.0 ve değişen güvenlik paradigması

31 0
05.07.2026

Yetmiş yılı aşkın bir geçmişe sahip olan NATO, tarihinde ilk defa yalnızca karşı karşıya bulunduğu tehditleri değil, kendi güvenlik anlayışını da yeniden tanımlamak zorunda kalmaktadır. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa'da yeniden konvansiyonel savaş ihtimalini gündeme taşıması, Orta Doğu'da artan istikrarsızlık, Çin'in yükselen teknolojik kapasitesi, hibrit tehditlerin yaygınlaşması ve yapay zekânın güvenlik alanına doğrudan etki etmeye başlaması, ittifakı yeni bir stratejik arayışa yöneltmiştir. Uluslararası güvenlik literatüründe "NATO 3.0" olarak ifade edilen yaklaşım da bu arayışın kavramsal karşılığı haline gelmiştir.

NATO'nun bugüne kadarki serüveni incelendiğinde her dönemin farklı bir güvenlik ihtiyacına cevap verdiği görülmektedir. İlk dönemde Sovyet tehdidine karşı kolektif savunma ve caydırıcılık ön plandayken, Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle başlayan ikinci evrede ise ittifak, Balkanlar'dan Afganistan'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz yönetimi, terörle mücadele ve alan dışı operasyonlara odaklanmıştır. Ancak geçen zaman, bu modelin de sınırlarını ortaya çıkarmış, özellikle Afganistan ve Libya tecrübeleri, askerî başarının tek başına kalıcı siyasi sonuç üretmeye yetmediğini göstermiştir.

Bugün NATO 3.0 olarak adlandırılan yeni yaklaşım yeni tehditlerle beraber değişen savaş anlayışına da........

© Türkgün