GÜÇLÜ GÖRÜNME SANATI
Daha çocukken başlarız bu sanatı öğrenmeye. Bir toplum içine girdiğimizde, elimizi uzattığımız o kurabiye, annemizin yargılayıcı bakışlarıyla geri dönerdi bize. İhtiyaçtan değildi oysa; sadece çocukluğun kendine has bir haliydi, şekerin gözümüze büyük gelmesi. O gün öğrenirdik; her istemek masum sayılmazdı.
Aile sırları gömülmeliydi dört duvarın içine. Ne yaşarsan yaşa, zırhınla çıkmalıydın o sokağa. Herkes mutlu, her şey yolundaydı. Sevmediğin meslekleri seçsen de, istemediğin evliliklerin içine düşsen de hayatta kalmanın yolu buydu; güçlü, kapalı ve boyun eğmez görünmek. Bunu bize yavaş yavaş, fark ettirmeden öğrettiler.
Derdini anlatmak acizlik sayıldı. Hatta........
