menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deniz Göktaş olayı, öğrenilmiş çaresizliklerimizi de göstermiyor mu?

64 0
01.07.2026

Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” gösterisinin kitlelerce izlenmesi ve ardından hakkında soruşturma başlatılmasına uzanan süreci değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.
Göktaş’ın gösterisini izlenmeye açmasıyla başlayan büyük ilgi ve “kesin tutuklanacak” yorumları bir süre sonra meseleden haberdar olan rejime yakın isimlerce “kesinlikle tutuklanmalı” noktasına taşındı.
Adeta bir sosyal medya kampanyası gibi herkes tutuklanır mı tutuklanmaz mı sorusunun peşine düşmüştü.Bu noktada devreye yine aynı rejimin, Gezi Parkı süreciyle başlattığı ve sonrasında da her önemli siyasi kırılma döneminde muhalefete yönelik şekilde topluma “komşunuzu ihbar etmek bir vatandaşlık görevidir” mesajının da hedefine ulaştığını gözlemledik. O sebeple Deniz Göktaş örneği önemli. Üzerinde durmak, konuşmak gerekir.

Elbette tek örnek, politik mizah yapan Deniz Göktaş değil, hepimiz, tüm muhalif düşünce insanları bazen bilerek veya bilmeyerek, severek veya nefret ederek icra edilen bu “ihbar kültürü”nün öznesi hâline gelmekte.
Türkiye’de devlet aklı ihbarcılığı hep beslemiştir fakat 23 yıl önceden itibaren baktığımızda işin çığırından çıkmış bir hâl aldığını görüyoruz. İş öyle bir hâle gelmiş ki, gösteride  dalgıçlarla ilgili espri yapılıyor diye ‘hedef gösterildik’ diye şikâyetlerle ortaya atılan dalgıçlar var yahu!Toplumun önemli bir kesiminin, özellikle kendisine uymayan görüşü derhal şikâyete / ihbara dökmesi, kendisini meselenin bir parçası hâline getirmesi ve sık sık konuları aşırı şahsileştirip “tutuklandığın günü görmek istiyorum” noktasında yaşadığı olaylar zinciriyle doldu hayatımız.
Elbette iyi niyetle yapılan “umarım tutuklanmaz” yorumlarının da masum sayılamayacak düzeyde rejimin istediği yönde bir etkileşim tarzı olduğunu unutmamak gerekir. Belki de topluma şunu yeniden hatırlatmak yaşamsal önem taşıyor:
Katılmadığınız düşünce suç değildir.
Gülmediğiniz şaka suç değildir.
Hoşunuza gitmeyen ifade suç değildir.

Ve diğer yandan severken boğanlara da hatırlatmakta fayda var:
Güldüğünüz, hoşunuza giden ifadeler suç........

© T24