Tan Oral çiziyor...
Diğer
14 Ocak 2026
Türkiye'nin önde gelen karikatüristlerinden Tan Oral, çizgileriyle gündemi yorumluyor
Türkiye'nin önde gelen karikatüristlerinden Tan Oral, çizgileriyle gündemi yorumluyor
Türkiye'nin önde gelen karikatüristlerinden Tan Oral, çizgileriyle gündemi yorumluyor
14 Ocak 2026
Minneapolis
37 yaşındaki üç çocuk annesi, şair Renee Nicole Good’un hikâyesi geçtiğimiz çarşamba günü, Güney Minneapolis’te ağaçlarla çevrili bir caddede, bir arabanın içinde sarf ettiği iki cümleyle bitti. “Sorun değil dostum. Sana kızgın değilim.”
Bu sözleri sarf ettikten 20 saniye sonra, Renee kafasından üç kurşunla vurulmuştu ve artık yaşamıyordu. Arabanın torpido gözünden oğlunun tüylü oyuncakları sarkıyordu.
7 Ocak Çarşamba sabahı Renee Good ve eşi Becca Good 6 yaşındaki oğullarını okula bırakıp evlerine dönerken yolları Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlisi olan Jonathan Ross ile kesişti. Düdük sesleri, Ocak soğuğunda yankılandı. Amerika şehirlerinde aktivistlerin göçmenlik görevlilerinin varlığını komşulara haber vermek için kullandığı tanıdık bir tepki yöntemi bu. Birkaç dakika boyunca Good, caddede trafiği kısmen kapattı. Bazı araçlar hareketsiz beklerken, diğerleri arabanın etrafından dolanarak geçti.
“Mahallemden defol git!” diye bağırdı yoldan geçen biri; yüzünde maske, üzerinde kurşun geçirmez yelek bulunan silahlı bir federal görevli Good’un aracının arkasından cep telefonunu havaya kaldırarak yürürken... Becca Good da telefonunu çıkarttı ve kendisini çekmeye başladı. O sırada, Jonathan Ross, Renee’nin arabasının kapısını açmaya çalıştı, Renee arabayı sürdü ve silah patladı. Videolar net bir şekilde gösteriyor ki, Good arabayı sürerken, Ross arabanın yan tarafındaydı ve hiçbir şekilde ezilme ihtimali yoktu.
Kutuplaşmış bir ülkede, Portland Avenue’daki o an, ABD Başkanı Donald Trump’ın bazı şehirlerde uyguladığı militarize göçmenlik baskısına yönelik bitmeyen siyasi suçlamaların çarpıcı bir sembolü haline geldi ve takip eden günlerde artacak olan gerilimin de habercisi oldu.
Renee Good’un ardından konuşan eşi Becca Good’un sözleri, yaşanan vahşet karşısında bir insanlık dersi gibi...
“Renee, dünyada şefkat olduğuna inanarak yaşadı. Nerede varsa onu bulmamız, nerede eksikse büyütmemiz gerektiğine inanıyordu. Renee dindardı. Ama onun inancına göre dinlerin özü birdi: İnsanları sevmek, korumak ve birbirimizi bütün halde tutmak.” Sonra acı içinde ekliyor: “Onların silahları var. Bizim düdüklerimiz.”
Dünyanın çıldırdığı şu günlerde, masum bir kadının, bir annenin yok yere katledilmesi kanıma dokunuyor. Günlerdir, Becca Good’un sözleri zihnimde dolanıyor.
“Dinlerin özü insanları sevmek, korumak, bütün halde tutmak...”
Bizim neslin kısmetinde bu kadar basit bir gerçekten, bu kadar uzaklaştığımız bir döneme tanıklık etmek varmış.
Amerika genelinde 1.000’den fazla anti-ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi) gösterisinde, on binlerce insan Trump hükümetini protesto etmek için sokaklara döküldü. Adalet, eşitlik, güvenlik ve insanca yaşama hakkı için...
Öte yandan İran…
Kulağımda yine Becca Good’un sesi “Dinlerin özü insanları sevmek, korumak, bütün halde tutmak...”
Amerika’da Renee Good acımasızca katledilirken, binlerce göçmen renkleri, kimlikleri, isimleri, konuştukları dil nedeniyle ayrımcılığa uğramaktan, sınır dışı edilmekten korkarken, İran’da yüz binlerce kişi İran İslam Cumhuriyeti hükümetine karşı gerçekleştirilen protestolarda can veriyor.
İran’da göstericiler 28 Aralık’ta, İran para biriminin değerindeki ani düşüşün tetiklemesiyle sokaklara çıkmaya başladı. Ancak talepleri kısa........
