menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuklayı öldürmek!

15 0
31.12.2025

Diğer

Konuk Yazar

31 Aralık 2025

Federico-Lorca’nın Acıklı Güldürüsü

Don Kişot, ¨Ölümsüz gençliğin şövalyesi, ellisinde uydu yüreğinde atan aklına¨· ve yollara düştü; arkasında İspanyol köylü kurnazı Sancho Panza…

Don Quijote, bir gün, Cervantes’in kalemindeki macerasında kendisini bir kukla tiyatrosunda bulur.·

¨Maese Pedro¨ adındaki kuklacının oyununda bir şövalyenin sevgilisi olan Melisendra’yı Mağribi Araplar kaçırır.

La Manchalı bizim şövalye, meslektaşı kukla şövalye ve sevgilisinin karşılaştığı haksızlığa dayanamaz, kılıcını çeker ve bütün kukla tiyatrosunu perperişan eder.

Don Kişot, kuklaların sadece birer "oyuncak" olduğunu unutup onları gerçek sanmaktadır.

Belki de gerçektirler; kim bilir!

Cervantes bu sahnede, hayal ile gerçek arasındaki ince çizgiyi anlatır.

Kuklacı Pedro, ipleri hareket ettirerek bir kurgu yaratır; ancak Don Kişot, kendi zihnindeki "şövalyelik" ipleriyle hareket ettiği için gerçeği değil, sadece inanmak istediği şeyi görür.

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, BGST’nin ¨Federico-Lorca’nın Acıklı Güldürüsü¨ başlıklı, 24 Aralık 2025 akşamı prömiyer yapan oyunu başladığında kendimizi bir kukla tiyatrosunun kaba saba ahşap çıtalardan çatılmış, dökümlü perdelerle örtülü sahnesinde buluruz.

İspanyol edebiyatının 20.yüzyıldaki ünlü şairi ve tiyatro yazarı, üstelik kukla tiyatrocusu Federico Garcia Lorca’yı bu oyunda bir başka kuklacı oynatacaktır.

BGST’nin bu oyundan bir yıl evvel sahnelediği ¨Üstat Shakespeare¨de hem metin yazarı hem oyuncu İlker Yasin Keskin’in tuluat tiyatrosundan beslenen komiklik maharetiyle karşılaşmıştık.

Bu kez yine aynı imzayı Federico’da görüyoruz, üstelik gezgin bir kukla tiyatrosunun sahneleyicisidir.

Sahnelerimizde, Ermeni-Osmanlı kadın yazarımız Zabel Yaseyan’ın hayat hikâyesinden yazılmış ¨Zabel¨i, sonra ¨Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor¨ ve ¨Kara Kutu¨ başlıklı oyunlarını izlediğimiz BGST’nin, kuklayı tekrar tiyatroya sokmaktaki başarısını bu kez iki oyunda gördük. ¨Üstat Shakespeare¨ ve ¨Federico¨ oyunlarında kuklanın yabancılaştırma efektini doyasıya ve bir hayli başarıyla kullandıklarına şahit olunur.

Bir oyuncu sahneye çıktığında seyirci yanılsama eşiğinden geçip onu gerçek bir kahraman-karakter diye kabul eder; lakin bir kuklayla karşılaşınca onun ¨temsil olduğunu¨ hemen anlar.

Federico’da, kuklacının (İlker Yasin Keskin) ¨Kuklalarım vaar! Kuklacı geldi¨ diye başlattığı tek perdelik, 70 dakikalık soluksuz izlenen oyunda, kukla perdesi önünden asıl sahneye geçen diğer dört oyuncu, Aysel Yıldırım, Duygu Dalyanoğlu, İlker Ergün ve Maral Çankaya, iplerinden oynatılarak yürüyen kuklalar gibi sıraya girer.

Kuklacı........

© T24