menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“ABD bir gangster devlettir”, “Patria o muerte”; Gustavo Petro

23 1
yesterday

Diğer

12 Ocak 2026

“ABD bir gangster devlettir” (America is a gangster state) ifadesi, ABD’li yorumcu Chris Hedges’in 3 Ocak 2026 tarihli raporunun başlığıdır. “ABD bir terör devletidir”, “ABD bir haydut devlettir” diyenler de var. Bunlar, “ABD emperyalist devlettir” ifadesi ile özetlenebilir.

Konu, ABD’nin Venezüella’ya aylar süren kuşatmadan sonra, 3 Ocak 2026 ’da gece yarıdan sonra baskın yapıp ülkenin başkanını ve eşini kaçırması. Öncesinde ABD, Venezüella’yı aylarca savaş gemileri ve uçakları ile kuşatma altına aldı. Balıkçı gemilerini bombaladı, birçok balıkçıyı katletti. Petrol tankerlerine el koydu.

“Patria o muerte”, yani “vatan veya ölüm” ifadesini Küba devriminin ünlü kumandanı Che Guevara dünyaya yaymıştır. Çok bilinen adıyla Che, 11 Aralık 1964’te Birleşmiş Milletler genel kurulunda yaptığı konuşmada Amerikan emperyalizmine ağır eleştiriler yöneltti.

Bir saat süren konuşmasında ABD’nin Vietnam’da, Laos’ta, Kamboçya’da, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinde ve dünyanın değişik bölgelerinde yaptığı saldırıları açıkladı. Bu bölgelerin ABD emperyalizmine daha yoğun başkaldıracağını söyledi.

Konuşmanın sonuna doğru Che, sözü Latin Amerika’ya getiriyor. Latin Amerika kıtasındaki ülkelerin, ABD’nin silahlı işgaline ve zulmüne karşı mücadelesini şöyle haykırdığını ifade ediyor; “patria o muerte”, “vatan veya ölüm”. (The Che Reader, 2005). Ve çok alkış alıyor.

“Patria o muerte”, bir slogan olarak Latin Amerika’da sıkça duyulur. Bu sloganı ABD’nin 3 Ocak 2026 baskınında ve sonrası günlerde Venezüella, Kolombiya, Brezilya, Küba’daki ABD karşıtı gösterilerde sıkça duyduk. Gösteriler ABD’nin baskınla insan kaçırmasına karşıdır.

Gustavo Petro, Kolombiya’nın şu andaki başkanı, eski bir solcu, antiemperyalist silahlı örgüt savaşçısı. Sonra silah bırakıp siyasete giriyor. Önemli bir özelliği, Kolombiya’daki sağcı ve ABD destekli paramiliter silahlı örgütlere karşı savaşmış olması.

Petro ve Kolombiya konusunda üç hafta önce burada yazı yazmıştım.

O yazıda da belirttiğim gibi, ABD Venezüella kadar Kolombiya’yı, Küba’yı ve hatta Meksika’yı da tehdit ediyor. Bu konuda aşağıda açıklama yapıyorum ve şu soruyu da soruyorum; ABD Venezüella ve Kolombiya’ya işgal girişiminde bulunsa “patria o muerte” diyenler olmayacak mı?

Bu yazıda amacım ABD’nin Venezüella haydutluğunu dünü, bugünü ve yarınıyla açıklamaya çalışmak, bazı yanlış izlenimleri düzeltmek ve başlıktaki üç konuyu birleştirmek. Açıklamaya girişmeden önce aklımı kurcalayan iki soru sormak istiyorum.

1). En azından Türkiye’de ve Türkiye’nin de yer aldığı bölgede etkili olmaya çalışan Sünni siyasi İslam, neden ABD’nin giriştiği saldırganlıklara bir eleştiri yapamıyor? Bu durum, yaşamını ABD’ye borçlu olduğu anlamına mı geliyor?

2). Solcu ve bölgemizde etkili olduğunu ileri süren PKK ve yandaşları neden ABD’nin haydutluklarına bir eleştiri yapamıyor, tarafsız gibi görünmeye çalışıyor? Bu durum, varlığını ABD’ye borçlu olduğu anlamına mı geliyor?

2025 yazında yaşanan İran ile ABD-İsrail savaşında Öcalan tarafsız kalınmasını istedi, ancak PKK’nın İran kolu PJAK İran’a kara saldırısı olursa ABD’ye, İsrail’e yardım edeceğini açıkladı. PKK’nın Suriye kolu ise zaten ABD ve İsrail ile çalışıyor, onlar tarafından besleniyor.

ABD başkanı Trump, yaptığı açıklamada şöyle diyor: Uyuşturucu çetesi lideri olarak Venezüella başkanı Nicolas Maduro’nun görevden ayrılmasını istedik, ayrılmayınca da kaçırdık. ABD basın yayın organları bu hikayeyi sürekli verse de, konuyu bilenler bu hikayeye inanmadı.

ABD’nin Venezüella takıntısının ekonomik, ideolojik, tarihsel ve emperyal birçok nedeni var. ABD’nin iktidara yakın basını ise uyuşturucu terörü, kaçak kokain ticareti gibi nedenleri sürekli tekrarlıyor. İnananlar da var elbette.

ABD yönetimlerinin uyuşturucu konusundaki samimiyetinden baştan şüphe etmek gerek. Bu konuda birkaç örnek verebiliriz.

Manuel Noriega Panama’da 1950’ler ortasından başlayarak askeri görevlerde bulunmuş bir CIA ajanı idi. Bu görevleri sırasında uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yapan çeteler içinde yer aldı, Latin Amerika’daki ABD yandaşlarına para aktardı, kara para akladı.

1981’den 1989’a kadar ülke yönetiminde de etkin olan Noriega’ya ABD, her türlü uyuşturucu işi yapmasına karşılık, sesini çıkarmadı, onu para da ödeyerek kullandı. 1988’de ABD’ye de uyuşturucu gönderdiği ve çok taraflı ajanlık yaptığı anlaşılınca, Noriega’yı tutuklamak istedi.

Genel Kurmay başkanı da olan Noriega teslim olmadı. Bunun üzerine ABD, 1989 sonunda Panama’yı işgal edip zayiatlar da vererek 1990 başında kendisini yakaladı. Noriega ABD’ye götürüldü ve 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sonra Fransa’ya sığınmasına izin verdi.

Bir başka örnek; Juan Orlando Hernandez 2014-2022 döneminde iki kez Honduras başkanlığı yaptı. Bu dönemde katı sağ politikalar izledi. ABD’de 2022’de yapılan duruşmalar sonrasında mahkeme kendisini uyuşturucu kaçakçılığından 45 yıla mahkum etti.

Hernandez ABD’ye yüzlerce ton ile ifade edilen, bilinen en büyük kokain girişini sağlamıştı. Ancak, ABD başkanı Donald Trump’a siyasi yakınlığı yanında, bir özelliği daha vardı. Başkanlığı döneminde Honduras, İsrail büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıdı. Taşınan dördüncü ülke idi.

Trump’a Hernandez’in bu siyasi özelliklerini anlattılar. Trump bunları öğrenince Hernandez’i affetti ve “mahkeme bu değerli kişiye çok adil davranmamış” dedi. Hernandez iki yıl bile yatmadan hapisten çıktı.

Belgelere göre ABD, Kolombiya’da ve diğer Latin Amerika ülkelerinde kendisine yakın, uyuşturucu üretim ve ticareti de yapabilen paramiliter gruplara da yardımlar yaptı. Tek koşul ABD’ye uyuşturucu sevki yapmamaları idi. Yardımlar devam ediyor olabilir.

ABD, 1998’de Venezüella’da başkan seçilen solcu ve Bolivar’cı Hugo Chavez’e de uyuşturucu çetesi lideridir diye suçlamalar yöneltti. (Bolivarcı siyasetçiyi aşağıda kısaca açıklıyorum.) Bunların da etkisiyle Chavez Küba’ya yakınlaştı.

Trump şimdilerde Kolombiya başkanı Gustavo Petro için de uyuşturucu kaçakçısı diyor. Bu söylemle bazı Kolombiya balıkçı teknelerini bombalattı. Halbuki Petro başkan olduğu 2022’den bu yana Kolombiya’da kokain üretimini sınırlamaya ve yerine başka bitkilerin üretimini yaptırmaya çalışıyor.

ABD ve özellikle Trump için bir Latin Amerika ülkesi başkanı solcu ve antiemperyalist ise, o başkan........

© T24