menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ukrayna’da Kesin Barış Anlaşması Yapılana Kadar İşgal Altındaki Bölgelerin Korumasını ve Garantörlüğünü Türkiye Yapsın

43 0
16.07.2026

Beşinci yılına giren Ukrayna-Rusya savaşı, insanlık tarihinin en kanlı modern çatışmalarından biri haline geldi. Milyonlarca insan öldü, yaralandı, sakat kaldı. On milyonlarca insan evinden, yurdundan oldu. Şehirler harabeye döndü, tarlalar mayın tarlalarına çevrildi, nesiller boyu sürecek travmalar oluştu. Bu, sadece iki Slav milleti arasında bir savaş değil; küresel güç mücadelesinin kanlı bir sahnesidir. Ateşkes ve barış girişimleri, arabuluculuk çabaları birbiri ardına çöktü. Minsk ruhu çoktan öldü. İstanbul görüşmeleri ise Batı’nın sabotajıyla akamete uğradı.

Rusya, Avrupa’ya ve NATO’ya güvenmiyor. Avrupa, Rusya’yı “tehdit” olarak kodladı. ABD ile Rusya arasındaki güvensizlik ise zirvede. Bu kördüğüm, diplomasiyi felç ediyor. Savaşın asıl faturası ise masum sivillere ve bölge ülkelerine çıkıyor. Özellikle Karadeniz üzerinden Türkiye’yi doğrudan etkiliyor. Sahillerimize sürüklenen mayınlar, düşen İHA parçaları, vurulan gemiler, tehdit altındaki seyrüsefer… Tahıl koridoru krizi, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, göç dalgası, enflasyon baskısı… Bu kanlı savaş durdurulmalıdır.

Türkiye’nin Tecrübesi ve Stratejik Konumu

Türkiye, son yıllarda çatışma çözümü ve istikrar inşasında rüştünü ispat etmiş ender devletlerden biridir. Karabağ’da barışın mimarlarından biri oldu. Suriye’de terör koridorlarını parçaladı, milyonlarca mültecinin dönüşüne zemin hazırladı. Irak’ta PKK’ya karşı sınır ötesi operasyonlarla bölgenin güvenliğini sağladı. Libya’da meşru hükümeti ayakta tuttu, Doğu Akdeniz’de hem kendi  haklarını hem de bölge ülkelerinin haklarını korudu. Somali ve Sudan’da ise hem güvenlik hem kalkınma odaklı adımlarla Afrika’nın istikrarına katkı sundu. Bu tecrübe, lafta değil, sahada kazanılmış birikimlerdir.

Ankara, hem Rusya hem Ukrayna nezdinde güvenilir bir aktördür. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen diplomasi, savaşın başından beri bunu kanıtladı. Tahıl anlaşması gibi kritik adımlar, Türkiye olmadan........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü