We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Madımak’taki Carina’nın öyküsü

370 115 203
02.07.2021

Takvim yaprakları 22 Haziran 1992'yi gösteriyordu. Bir uçak Esenboğa Havalimanı için alçalıyordu. Genç kadın, küçük pencereden aşağıdaki şehre baktı. Yapışık düzen inşa edilmiş apartmanların fazlalığı gözünü korkuttu biraz. İlk dileği “Umarım benim kalacağım ev böyle bir yerde olmaz” oldu.

Öveçler'de kalacağı eve doğru ilerlerken “olmasın” diye dua ettiği şeyin başına geldiğini anladı. Misafir olarak kalacağı ev o apartmanlardan birindeydi.

Dışardan göründüğünün aksine şirin bir evdi. Manzarası da yapışık apartman önyargısını yıkacak kadar açıktı. Kendisine gösterilen odaya yerleşti.

Sivri ailesiyle Hollanda'daki Sosyal Hizmetler Dairesi'ndeki yabancılar şubesinde çalışan Rahmi Bey vasıtasıyla tanışmıştı. Aslında 1993 yılında gelip Çorum'da bir köyde “Türk kadınının aile içindeki rolü ve çevreyle ilişkileri” konulu tez çalışması yapacaktı ama öncesinde Türkçesini geliştirmeye karar vermişti.

Ankara'daki ilk gün hızlı geçti.

Ailenin akrabaları, komşuları kendisine çok ilgi gösteriyordu. Zaman zaman bunalsa da ilgiden memnundu. Ancak Ankara günlerini asıl güzelleştiren Sivri ailesinin kızları 16 yaşındaki Asuman ve 18 yaşındaki Yasemin'di.

Onlar sayesinde hem Ankara'yı, hem Aleviliği öğreniyor, geçirdiği günlerden zevk alıyordu.

Bir ara Asuman ve Yasemin'in Pir Sultan Abdal Derneği'nin öncülüğünde gerçekleşecek şenlikler için Sivas'a gideceğini öğrendi.

“Ben de gelebilir miyim” diye sordu.

Yasemin, çok istekli değildi. Gözünü korkutmak için “orada su bulamayacağız, belki lavabo bulamayacağız, ekmek........

© Sözcü


Get it on Google Play