Ne Yapalım?
Devletin kurumlarına duyulan güven azaldıkça, vatandaşın kendini yalnız ve sahipsiz hissetmesi kaçınılmaz hâle geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) yönelik güven tartışmaları bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Benzer bir tabloyu adalet sisteminde de görüyoruz. Yapılan araştırmalar, adalete olan güvenin her geçen gün biraz daha eridiğini ortaya koyuyor.
Oysa vatandaş, bir sorunla karşılaştığında ilk olarak devleti ve onun kurumlarını düşünür. Güvenlikle ilgili bir mesele varsa emniyet güçlerine başvurur, yerel bir sorun yaşandığında belediyelerin kapısını çalar. Sistem böyle işler, ya da en azından öyle işlemesi beklenir.
Bizim yaşadığımız sorun da tam olarak bu noktada başladı. Görünürde küçük ama sonuçları itibarıyla ciddi bir mesele. Kış mevsimini tüm sertliğiyle hissettiğimiz şu günlerde, televizyon ekranlarında fırtına nedeniyle uçan çatılar, devrilen ağaçlar, savrulan araçlar izliyoruz. İşte bizim uykularımızı da kaçıran böylesi bir sorunlar yumağı.
Oturduğumuz apartmanın hemen önünde, yıllar önce dikilmiş bir çam ağacı bulunuyor. Zamanla büyüyüp binanın boyunu aşan bu ağaç, rüzgârlı havalarda adeta devrilecekmiş gibi sallanıyor. Üstelik dalları, elektrik iletim hatlarının arasından geçiyor. Olası bir devrilmenin yaratacağı tehlikeyi düşünmek bile insanın içini ürpertiyor.
Apartman yönetimi olarak, ağacın........
