We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Din tacirinin kutsalı!

114 139 136
saturday

Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken kabul görmüş; bozulmaması, dokunulmaması gereken değerler… Sözlüklere göre “Kutsal”ın anlamı böyle. Demek “saygı duyulma”nın yanında, genel kabul görme, bozulmamış veya dokunulmamış olma şartı var. Bunlardan biri eksikse, “kutsal” kutsal olmuyor yani!

Siyasal İslam, “kutsalını” bir siyasi ideoloji haline getirdi. Herkese dayatıyor, inancın ötesinde başkalarının uymak zorunda olduğu bir kural kaynağı haline getiriyor. Eğip büküyor, ihtiyaçlarına göre orasını burasını çekiştiriyor. Ek yapıyor, eksiltmeye gidiyor. Biz, şimdi, Selefilik-İhvan karışımı bir “şey” ile karşı karşıyayız. Din görünümlü olabilir ancak kutsal değildir. Fukara halkımızın inancıyla hiçbir bağlantısı yoktur, demek istiyorum.

Sebepleri çok; Her yere soktuğunuz bir şeyin kutsiyeti mümkün değildir. Dokunmamanız, saklamanız, sakınmanız gerekir. Tanımı böyle. Siyasal İslam’ın varlığı o kutsiyete en güçlü saldırıdır. Kutsalınızı politik ideoloji haline getirdiyseniz eleştirilmesi doğaldır, katlanacaksınız. Kutsallığın arkasına saklanmayacaksınız.

Hem soruyu doğru soralım: Piyasa toplumunda kutsal olur mu? Olmaz. Ederini bulursa satılmayacak şey yoktur bu alemde. “Din tacirliği” var, çok güçlü bir kavramdır. Çıkarların kutsala galebe çalması durumuna karşılık geliyor. Satarlar, satmışlardır, satıyorlar biliyoruz.

***

Camiye gelince, kutsiyetini cemaatinden alır. Cemaatsiz hali bildiğiniz taş veya betondur. Böyle olduğu için yıkılması, yapılması, hatta ihtiyaç hasıl olduğunda alınıp satılması doğaldır.

Örnekleri var. İki yıl önce AKP’li Üsküdar Belediyesi, “kentsel dönüşüm” yapma gerekçesiyle Kirazlıtepe Mahallesi’nde tarihi camiyi yıktı. Polisler yıkıma direnenlere TOMA ve biber gazı ile müdahale etti, 30'a yakın kişi gözaltına alındı. Bir başka AKP'li belediye, Balıkesir'deki Dursunbey Belediyesi, ilçedeki 8 camiyi vergi borçlarına karşılık Maliye Bakanlığı'na devretme kararı aldı. 2013 tarihli bir habere göre uygulamayı 4 camiyi satışa çıkaran AKP’li Üsküdar Belediyesi başlatmıştı. Sonra ona AKP’li Güngören, Ümraniye, Düzce belediyeleri katıldı. Pek çok ilde, hem de AVM yapmak için arsaların üzerindeki camileri söküp attılar. Kutsiyetine falan bakmadılar, sattılar.

Demek ki cemaatsiz haliyle eldeki sıradan bir mülktür. Haliyle yapılış amacına uygun olmayan faaliyetlere de imkân verir. Bunun da örnekleri var elimizde. Mesela AKP’li Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık camide kahvaltı vermiş. Kahvaltının ardından namaz kılan çocuklara törenle bisiklet hediye etmiş. Hem de caminin içinde. Bisikletleri alıp sevinen çocuklar cemaatin yüz sürdüğü halılar üzerinde birer tur da attı mı, yazılmadığından bilemiyoruz.

Haberlerden aktarıyorum; Camide TV programı yapılabiliyor. Bursa'nın AKP'li Belediye Başkanı Alinur Aktaş ramazan programını Ulu Cami'de yaptı misal. Cami stüdyo olarak........

© soL