Memleketin kahkahayla sınavı
Deniz Göktaş, Türkiye’yi zorlu bir sınava soktu. Sosyal medyada geniş bir yankı bulan “Ölü Deniz” gösterisinin neredeyse her dakikası memleketin şu ya da bu kesimini sınayan ifadeler içeriyor. İktidara, CHP çevresine, Atatürkçülere, Celal Şengör’e, İslamcılara basitçe şunu söylüyor: Konuşmak istiyorum, ama konuşmama tahammül edebilecek misiniz? Göktaş’ın mizahı dünyanın birçok yerinde benzeriyle karşılaşabileceğiniz unsurlar içeriyor aslında, az çok stand-up kültürü olan biri için, Türkiye’ye özgü durumlara uygulanması dışında yeni bile değil; ama sesi kısılmış bir kültür dünyasında şok etkisi yaratabiliyor. Çünkü Göktaş’ın serbestliğinde konuşabilmek Türkiye’de büyük bir cesaret istiyor. Ama tersinden bakarsak bu meselede Türkiye’yi sınayan bir taraf da var: Türkiye’de toplum, bu konuşmayı tolere edebilecek olgunluğa ve cesarete sahip mi? İfade özgürlüğü ve demokrasi kültürümüz Göktaş’a ya da benzer herhangi bir sanatçıya ‘Konuşabilirsin’ deme erdemini gösterebilecek mi? Çünkü muhtemelen Göktaş son olmayacak.
Meselenin herkesin gördüğü ‘ifade özgürlüğü’ kısmına ilişkin söylenecek çok şey var; ama çokça soruşturulacağı için şimdilik başka bir yansımaya dikkat çekmek istiyorum. Dikkat ettiniz mi? Deniz Göktaş’la ilgili sosyal medyayı saran yorumlardan bir bölümünde ‘Siyasal Alevicilik’ diye bir tanım geçiyor.........
