We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bunu nasıl tartıştık: Sıla-Ahmet Kural-şiddet

15 0 4
10.11.2018

SUNUŞ

Serbestiyet sayfalarında, disiplin başlığı “Bunu nasıl tartıştık” olan yeni bir bölüm açıyoruz.

Bu bölümde, toplumun bütün kesimlerinin katıldığı popüler tartışmaları size aktarmaya çalışacağız.

Temel ilkemiz, onaylayalım ya da onaylamayalım, tartışmaya dahil olan bakış açılarını olabildiğince geniş bir yelpazede yansıtmak olacak.

Tabii bu arada, geçerken küçük yorumlarda bulunma, onaylama-onaylamama hakkımız baki kalacak.

Kapımız, televizyon ya da gazeteler üzerinden iletilen bakış açılarına da açık olacak ama, kanaat oluşturmayı profesyonelce yürütenlerden çok onların etkilemeye çalıştığı geniş toplumsal kesimlerin sesi olmak istediğimiz için, sosyal medya kullanıcılarının yaklaşımlarına çok daha geniş bir yer vereceğiz.

Disiplin başlığımızın geçmiş zaman kipinde oluşunun ima ettiği gibi, bu bölümün konusunu, başlamış ve belirli bir olgunluğa erişmiş tartışmalar oluşturucak. Başka bir deyişle, bu bölümde, sizin zaten izlemekte olduğunuz popüler tartışmalar belirli bir düzen içinde, bakış açıları kategorileştirilmiş olarak dikkatinize sunulacak ve böylece tartışma hakkında daha bütünlüklü bir kavrayışa ulaşmanız amaçlanacaktır.

“Bunu nasıl tartıştık”ın ilk konusu, şarkıcı Sıla’nın, sevgilisi Ahmet Kural’dan şiddet gördüğü şikâyetiyle savcılığa başvurması... Bakalım, Sıla’nın savcılığın kapısından çıkmasından hemen sonra başlayan tartışmalarda hangi bakış açıları öne çıkmış...

****

Şarkıcı Sıla Gençoğlu, oyuncu sevgilisi Ahmet Kural’dan gördüğü ve yaklaşık bir milyon kez “beğenilen” instagram mesajının bir yerinde şöyle diyordu: “Artık ne yazık ki biliyorum, çok kolay değil sokağa çıkıp ‘Ben şiddete uğradım’ diye bağırmak. Ama şunu da biliyorum ki ben de susarsam önce kendime, sonra da bu ülkenin kadınlarına, şiddete karşı insanlarına haksızlık etmiş olacağım.”

Sıla, mesajındaki “ben de susarsam” vurgusuyla toplum içindeki güçlü, bağımsız kadın imajına dikkat çekip böyle birinin susma hakkı olmadığını söylüyordu. Zaten uğradığı şiddetin bu kadar yaygın bir tartışmayı tetiklemesinin nedeni, biraz da mağdurun bu imajıydı.

Twitter’da konuya dair görüşlerini dile getiren kullanıcıların çok büyük bir bölümü, herhangi bir “ama” içermeyen net bir tavır sergilediler: “Asla kabul edilemez, nokta.”

Bunun tam karşısında, Sıla’nın özel hayatını yaşayış biçimini ya da politik tercihlerini öne çıkarıp, bir anlamda onun yaşadığı şiddeti “hak ettiğini” söyleyen ya da ima eden bir başka kesim vardı. Buna örnek olarak Yeni Akit gazetesinin twitter sayfasında yer alan şu satırları gösterebiliriz:

“Gayrimeşru........

© Serbestiyet