menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Haksızlığın İçinden Kendimize Bakabilmek

15 0
21.08.2026

22. Lem’a’nın Hâtime’sine Dair

İnsan, kendisine yapılan bir haksızlık karşısında çoğu zaman önce karşısındakini sorgular:

“Bana bunu neden yaptı? Ben bunu hak ettim mi?”

Bu, insanî ve anlaşılır bir tepkidir. Fakat bir de yaşadığımız hadiselerin içinden kendi nefsimize bakabilmek vardır. Bu çok daha zor, fakat insanın manevi terbiyesi bakımından çok daha kıymetlidir.

Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, 22. Lem’a’nın Hâtime’sinde bize böylesine derin bir nefis muhasebesinin dikkat çekici bir örneğini gösteriyor.

Başına gelen baskı, takip ve haksızlıkları değerlendirirken bunları asla meşru görmüyor; yapılan muameleleri açıkça “zalimane” olarak nitelendiriyor. Fakat yalnızca kendisine zulmedenlerle meşgul olmak yerine, meselenin bir de kader-i İlâhîye bakan yönünü düşünüyor.

Adeta kendisine şu soruyu soruyor:

“Onlar zulmediyorlar; fakat kader-i İlâhî bu hadisenin içinde bana ne söylüyor?”

İşte Hâtime’nin üzerinde durulması gereken en ince noktalarından biri budur.

Zulüm Ayrı, Kaderin Hikmeti Ayrıdır

Bir insanın yaptığı haksızlık, haksızlıktır; zulüm de zulümdür. İnsan kendi iradesiyle yaptığı zulmün mesuliyetini taşır.

Fakat Cenab-ı Hak, bazen insanların yanlışlarından ve bize yapılan haksızlıklardan dahi kulunun terbiyesine, manevi gelişmesine ve nefsini tanımasına vesile olacak neticeler yaratabilir.

Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bunu son derece çarpıcı bir ifadeyle anlatıyor:

“O vakit kader-i İlâhî, o zalimlerin zulmü içerisinde hakkımda adalet etmiş, derdim.”

Ne kadar ince bir ölçü…

Zalimin zulmünü mazur görmüyor; fakat o zulmün kendi nefsine bakan tarafında bir İlâhî ikaz ve terbiye görüyor.

Belki Rabbimiz bir hadise vesilesiyle bizim göremediğimiz bir gururu gösteriyor.

Belki sabrımızı terbiye ediyor.

Belki insanlardan beklediğimiz takdir ve hürmeti azaltarak bizi yalnız kendi rızasına yöneltiyor.

Öyleyse mesele zulme razı olmak değil; başımıza gelen hadisenin içinden kaderin bize bakan hikmetini okuyabilmektir.

Nefsin En Gizli İmtihanlarından Biri: Hürmet Görmek

İnsan hakaret gördüğünde nefsinin incindiğini kolayca fark eder. Fakat hürmet gördüğünde nefsinin bundan aldığı payı fark etmek çok daha zordur.

Birisi bize:

“Allah razı olsun, ne güzel hizmet ediyorsunuz.”

dediğinde kalbimizde şükür de doğabilir, gizli bir enaniyet de…

Şükür şöyle der:

“Ya Rabbi, bu Senin ihsanındır.”

Nefis ise fark ettirmeden:

“Demek ki ben gerçekten önemli bir........

© Risale Haber