‘Bilimin Muhafazakâr Kullanımı: İlim ve Teknik Serisi Örneği’
Başlıkta bahsedilen, bir tez basımı müjdesi beni geçmişe götürdü.
1975-1976 öğretim dönemi lise son sınıftaydım. Öğretim yılının başlarında “Nurcu” diye bilinen arkadaşlar sınıftan epeyce kişiyi Nur dershanesine pazar kahvaltısına davet etmişlerdi. Ben davet listesinde yoktum. Buna içerlediğimi bir arkadaşa aktardığımda “hadi sen de gel” demiş ve kendimi davet ettirdiğim kahvaltı ve sohbete gitmiştim.
Sonradan öğrendiğime göre, aslında tahmin de etmiştim, “umutsuz vaka”ymışım. Sonuca bakılırsa haklı da çıktılar.
Gittiğimiz yer “Abdullah’ın evi” diye maruf bir Urfa eviydi. Taştan yapılmış odaları, güzel ve geniş bir “hayat”a açılıyordu. Orada lisede okuyan talebeler kalıyordu. İsmail Benek kardeşimden yeni öğrendiğime göre nargile kafe olmuş. İmkânım olsa orayı müze olarak muhafaza ederdim. O “hayat”ta ne “hayat”lar şekillendi kim bilir.
Üniversite okumak için İstanbul’a geldiğimde tanıştığım talebeler çok cevvaldi. Hemen her konuya el atıyorlar, herkese ulaşmaya........
