menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekranlar, Sözcüler ve Kaybolan Mesafe

12 6
28.12.2025

Ekranlarda kimin konuşacağı, yayıncılığın değil “dengelerin” meselesi hâline geldiği için editoryal iradenin varlığı bile unutulmuş durumda. İşte tam da bu yüzden, “artık gazeteciler değil siyasetçiler çıkacak” cümlesi bir yayın tercihi değil, bir talimat gibi algılanıyor ve kimse de buna şaşırmıyor.

Türkiye’de siyaset ile medya arasındaki çizgi artık neredeyse tamamen yok. Son günlerde “iktidarı kim savunmalı” sorusu etrafında dönen tartışma da bunu teyit eden milyon delilden sadece biri.

Tartışmayı başlatan cümle, bir “itiraftı” aslında. Ahmet Hakan, “Uzun zamandan beri ekranlarda iktidarı savunma işi, iktidar yanlısı gazetecilere terk edilmiş durumda” derken, yalnızca bir durum tespiti yapmıyordu. Gazetecilerin, iktidarın sözcüsü gibi davranmasının artık yadırganmadığı bir medya düzenini “ifşa” ediyordu. Onun Meclis’teki bütçe görüşmelerine bakarak yaptığı değerlendirme de bu anomalinin başka bir yüzüydü. AK Parti’li milletvekillerinin “her soruya yanıt verebilecek donanıma sahip olduğunu” anlatırken vardığı sonuç netti: “İktidarı savunmak, gazetecilere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir.”

Bu tartışma kulislerden sızan bilgilerle daha da büyüdü. İsmail Saymaz’ın aktardığı “ekranlarda artık siyasetçiler olacak” iddiası, medya-siyaset ilişkisinin nasıl işlediğini de ele veriyordu: “AK Parti, medya stratejisini değiştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, talimatını vermiş. Bundan böyle AK Parti’yi televizyon ekranlarda kendi milletvekilleri ve yöneticileri savunacak. Bütçe görüşmeleri bittikten sonra ekranda iktidar yanlısı gazetecileri değil, AK Partili siyasetçileri göreceğiz.

Buradaki kilit sözcük aslında “değişim” kelimesi değil, “talimat” ifadesi. Oysa ideal olan şudur: Kanalların editörleri vardır. Gündeme, haber değerine, uzmanlığa ve kamu yararına bakarak konuk tercihlerini belirlerler. Editörlük, bir yetki alanıdır. Ama Türkiye’de medya o kadar edilginleştirilmiş durumda ki bugün kimsenin aklına şu soru gelmiyor: “Editörler siyasetçileri konuk almak istemiyor olabilir mi?” Bu soru, baştan “mantıksız” kabul ediliyor. Çünkü editör artık karar veren değil, zaten........

© Perspektif