Kendi Kendine Kapak Olan Toplum
Prof. Dr. Seyithan Deliduman
Bir toplumu aşağıda tutmak için her zaman dışarıdan bir baskıya, engellemeye ya da yasağa ihtiyaç yoktur. Bazen toplum, kendi yükselişinin önündeki en büyük engeli kendisi hâline gelir.
İşte “yengeç sepeti” benzetmesi tam da bunu anlatır.
Rivayet olunur ki, bir sepete konulan yengeçlerden biri yukarı çıkmaya çalıştığında diğerleri onu bacaklarından tutup aşağı çeker. Sonunda hiçbir yengeç dışarı çıkamaz. İşte bu yüzden sepetin kapağına da ihtiyaç kalmaz.
Asıl düşündürücü olan ise bunun yalnızca bir benzetme olmamasıdır. Ne acıdır ki bu tablo, zaman zaman toplumların da gerçeğine dönüşebilmektedir.
Bir insan çalışarak yükselmeye başladığında, onu desteklemek yerine eksiklerini arayanlar çoğalır. Başarı takdir edilmez; küçümsenir. Üretmek ilham vermez; rahatsızlık uyandırır. Birinin ilerlemesi, başkalarının umutlarını büyütmek yerine egolarını yaralar.
Böyle bir ortamda asıl sorun, aşağı çekilen kişinin başarısızlığı değildir. Asıl sorun, aşağı çekenlerin bunu yanlış olarak bile görmemeye başlamasıdır. Kötülük sıradanlaşmış, kıskançlık ise neredeyse doğal bir refleks hâline gelmiştir. Oysa normalleşen kötülük, en tehlikeli kötülüktür.
İşte gerçek tehlike de burada başlar.
Çünkü bir toplumu yıkan şey yalnızca........
