menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mülteci Akını ve Stratejik Sessizlik?!

12 0
15.12.2025
Ulusal Bütünlüğün Korunması ve/veya Mülteci Akını ve Stratejik Sessizlik?!...Mustafa Kemal Atatürk'ün, Cumhuriyet'in erken yıllarında tuttuğu kişisel notlarında, ulusal bütünlük ve yabancı unsurların entegrasyonu üzerine şu doyurucu sözleri yer alıyor; ki bu notlar bugüne dek hiçbir yerde yayınlanmamıştı:"Yabancı dallar köklerden beslense de, rüzgâr estiğinde kopar gider; asıl mesele, dalı budayıp yerini dolduracak fidanı zamanında dikmektir.Sınırlar yalnızca çizgi değil, milletin kökleridir; delik deşik olursa, fidanlar kurur, yabancı rüzgârlar eser."...Bu sözler, bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu mülteci akınına ışık tutuyor.Erdoğan hükümetinin yıllardır bu akını durdurmak için radikal adımlar atmaması, siyasi hesaplar, ekonomik dengeler ve dış politika manevralarıyla iç içe geçmiş bir stratejiyi işaret ediyor.Ancak 2024 sonunda Beşar Esad rejiminin çöküşüyle birlikte, mülteci dinamikleri değişti:Milyonlarca Suriyeli artık gönüllü dönüş yolunda, sınır kapıları kuyruklarla dolup taşıyor.Yine de soru aynı: Neden daha önce harekete geçilmedi?!Bu makale, konuyu stratejik bir mercekten inceliyor, güncel verilerle güncelliyor ve sürdürülebilir çözümler öneriyor....Siyasi Dinamikler: Koz Olarak MültecilerErdoğan hükümetinin mülteci politikası, iç siyasi dengeyi koruma ve dış politika kaldıraçları üzerine kurulu.Sanal platformlardaki son tartışmalarda da görüldüğü üzere, sınırdan geçenlerin profili - çoğunlukla genç erkekler - bu akının sadece bir "kaçış" değil, belki de kontrollü bir hareket olduğu şüphelerini artırıyor.https://x.com/BayOsmanoglu/ status/1865680878904525182Hükümet, bu durumu iç muhalefeti baskılamak veya dış aktörlerle pazarlık için kullanmış görünüyor.Misal, 2016'dan beri Suriye'deki sınır ötesi operasyonlarla yaklaşık 500 bin Suriyelinin "güvenli bölgelere" döndüğü iddia edilse de, Esad'ın düşüşü sonrası bu rakamlar hızlandı:2025'te 500 binden fazla Suriyeli Türkiye'den döndü, toplamda 1,2 milyona yaklaştı.https://www.unhcr.org/tr/en/ news/press-releases/unhcr- historic-return-displaced- syrians-presents-opportunity- and-urgentYine de, mülteci sayısı hâlâ 2,4-2,6 milyon civarında; dünyanın en büyük mülteci nüfusu.https://www.unhcr.org/us/ where-we-work/countries/ republic-tuerkiye?dataset=POP& yearsMode=range&selectedYears= [2012,2026]&level=OPR& category=PTY&fundingSource= ALS&compareBy=["category% 22]&levelCompare=[[% 22OTUR_ABC"]]&viewType= chart&chartType=bar& contextualDataset=BUD& tableDataView=absoluteAB-Türkiye göç anlaşması, bu stratejinin kilit parçası.Anlaşma kağıt üstünde kalmadı; AB, 2011'den beri Türkiye'ye yaklaşık 10 milyar euro destek verdi, https://enlargement.ec. europa.eu/enlargement-policy/ turkiye/eu-support-refugees- turkiye_en Erdoğan ise bunu AB üzerinde baskı aracı olarak kullandı.Ancak 2025 güncellemeleriyle anlaşma evrildi: AB, "dönüş merkezleri" ve ek fonlar önerirken, https://www. euractiv.com/news/eu- ministers-seal-migration-mega- deal-but-human-rights-groups- warn-of-police-state-turn/ Tür kiye mültecileri "misafir" imajıyla tutarak iç siyasetini güçlendirdi.Sanal platformlarda dolaşan eleştiriler, mültecilerin "sessiz seçmen" veya "oy deposu" olarak görüldüğünü vurguluyor; ki bu, AKP'nin tabanını genişletme çabasıyla örtüşüyor.https://x.com/nasuhbektas/ status/1998081196010463558 Esad sonrası dönüşler artsa da, hükümetin sessizliği hâlâ sorgulanıyor: Neden sınırlar daha erken kapatılmadı?!...Ekonomik Faktörler: Yük mü, Fırsat mı?!Türkiye, 2018'de Suriyeli mültecilerin c'ünü barındırıyordu; bugün bu oran düşse de ekonomik etkisi........

© ngazete