menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Marco Asensio muhtırası

73 0
19.08.2026

Kadıköy dün akşam kendini hatırladı.

Tribün, maçtan saatler önce kurulmuştu. El emeği, boya, ses, bekleyiş. 18 yıl bir çocuğu delikanlı yapmaya yeter. O kadar zaman Şampiyonlar Ligi'ni başkasının salonundan seyretmiş bir kalabalık, kapılar açılınca 2000'lerin başındaki kendi sesini buldu. İlk 15 dakika tribün rakibin ensesinde nefes alıyordu.

İsmail Kartal'ın ilk 11'i ve oyun tercihi, tribünün kurduğu cümleyi yarım bıraktı. Tribün üstüne düşeni fazlasıyla yaptı. İlk 15 dakika, Kartal'ın önüne kurulmuş bir sofraydı. Adam sofraya oturmadı.

Lyon ilk yarıda hiçbir şey oynamadı. Sadece Fenerbahçe'nin hiç kapanmayan yarasına dokundu. Yan top. Bu takımın yıllardır aynı yerinden kanaması, artık kaza sayılmıyor.

İkinci yarının saniyeleri sayılırken Greenwood skoru eşitledi. Ama bu gol, oyunun sahibini değiştirmedi. Değiştiremezdi. Çünkü ortada ne sağlam bir oyun fikri vardı, ne de o fikre inanan futbolcular. Bir takıma oynatmak istediğiniz oyunu, önce o oyunu oynayacak adamlara sevdirmeniz gerekir.

75. dakikada Fenerbahçeli futbolcuların içindeki ışık söndü. Hani Lyon için Gençlerbirliği karşısında dinlendirilenler vardı ya... Ev sahibi avantajıyla son dakikalarda baskı kurmayı bırakın, sahaya "şu maçı son saniyede bir kaza kurşunu yemeden bitirelim" telaşı........

© Nefes