Devlet tasarruf diyor, reklamlar “sınırsız kullan” diyor
Son günlerde karşıma çıkan bir reklam beni ciddi şekilde rahatsız etti. Reklamın sahibi ise dünyanın en büyük ve en tanınmış telefon operatörlerinden biri… VODAFONE
İklim krizinin çözümü tek bir aktörün çabasıyla mümkün değil. Gerçek başarı; karar alıcıların doğru politikalar üretmesi, iş dünyasının bu politikaları destekleyen uygulamalar geliştirmesi ve bireylerin de bilinçli tercihler yapmasıyla sağlanabilir.
Bu üç ayaktan biri eksik kaldığında sistem aksıyor. Karar alıcılar en doğru stratejileri hazırlasa bile iş dünyası tüketimi körükleyen mesajlar vermeye devam ederse bireyler yanlış yönlendiriliyor. Ya da tam tersine, şirketler sürdürülebilirlik için önemli yatırımlar yaparken kamu gerekli düzenlemeleri hayata geçirmezse yine bedelini toplum ödüyor.
Kısacası iklim krizinin çözümü; devletin, özel sektörün ve bireylerin aynı hedefe doğru birlikte hareket etmesine bağlı.
Peki ne olmamalı? Örneğin son zamanlarda izlediğim bir telefon operatörünün reklamı gibi reklamlar olmamalı.. Bu reklam sınırsız yapay zeka kullanımını teşvik eden bir reklam.
Önce kendi kendime sordum: “Acaba ben mi abartıyorum?” Sonuçta yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor. Ben de her gün kullanıyorum. Belki de mesele sadece yeni bir teknolojiyi kabullenememekti.
Tam bunu düşünürken bu hafta Türkiye İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı (İDASEP) Enerji Sektörü Revizyonu Çalıştayına katıldım. Saatlerce enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve iklim hedefleri konuşuldu.
Toplantıdan çıktığımda ise kafamdaki sorunun cevabını almıştım. Hayır… Abartmıyormuşum. Rahatsızlığımın nedeni yapay zekâ değildi. Beni rahatsız eden şey, sınırsız tüketimin normalleştirilmesiydi.
Çalıştayda anlatılanlarla televizyon ekranında izlediğim reklam birbirine tamamen zıt iki dünya........
