menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bizden sonra ne kalır?

3 0
yesterday

Liderliğe pencere açmak...

Bugün kaç kişinin hayatına dokundunuz?

Bir arkadaşınıza söylediğiniz o tek cümle, vermek üzere olduğu kararı değiştirmiş olabilir. Bir toplantıda kimsenin söylemeye cesaret edemediği düşünceyi siz dile getirmiş olabilirsiniz. Bir grup çalışmasında dağılan insanları bir araya getirmiş, evde herkesin kararsız kaldığı bir anda “Tamam, bunu böyle yapalım” diyerek ilk adımı atmış olabilirsiniz.

Belki de farkında bile değildiniz. Ama liderlik yaptınız. Çünkü liderlik her zaman bir makamla başlamaz. Bir koltukla, unvanla ya da kapısında “yönetici” yazan bir odayla...

Liderlik, insan üzerinde bıraktığımız etkiyle başlar.

Bir metafor düşünelim: Bir odada pencereyi açan ilk insanı.

Pencereyi o açmıştır ama içeri giren hava yalnızca ona ait değildir. Odaya yayılan temiz havadan herkes yararlanır. Liderlik de biraz böyledir.

Bazen kimsenin konuşmadığı bir ortamda söylenen ilk söz, bir pencerenin açılması gibidir. Bazen birinin elini uzatması bazen “Ben sorumluluğu alıyorum” demesi bazen de “Önce seni dinleyelim” diyebilmesi...

Bütün bunlar bulunduğumuz ortamın havasını değiştirir.

Hala liderlik denildiğinde çoğumuzun aklına bir yönetici, bir şirket, bir makam geliyor. Oysa hepimiz hayatımızın farklı anlarında lideriz. İş yerinde bir ekibin içindeyiz. Evde bir ailenin parçasıyız. Arkadaş grubunda bir ilişkinin tarafıyız.

Bir gün öğrenciyiz başka bir gün çalışan; bir gün yol göstereniz başka bir gün yolunu başkasından öğrenen. Rollerimiz değişiyor. Fakat insanlarla kurduğumuz ilişkinin temelinde bazı davranışlar bizimle dolaşıyor.

İş yerinde çalışanlarını dinleyen bir insanın evde de dinlemeyi bilmesi tesadüf değildir. Kriz anında suçlu aramak yerine çözüm arayan bir yöneticinin, arkadaşlık ilişkisinde de sorun çıktığında aynı refleksi göstermesi şaşırtıcı değildir.

Kendi hatasını kabul edebilen bir insanın yalnızca ofiste değil; hayatın başka alanlarında da “Ben yanıldım” diyebilmesi mümkündür.

Sürekli kontrol etmek isteyen, kendi fikrini tek doğru kabul eden, başkasını dinlemeyen veya sorumluluk almaktan kaçan birinin bu davranışlarını işyerinde bırakıp eve geldiğinde tamamen başka bir insana dönüşmesini beklemek kolay değildir.

Çünkü insan........

© Muhalif